
Aşırı Tüketimden Bilinçli Tüketime
Sosyal medya gibi platformlar yaygınlaştıkça ve hayatımızda daha önemli bir yer edindikçe, bizi pek çok açıdan etkilemeye başlıyor. Buna en basit örnek olarak; diğer tüm nesillerle kıyaslandığında birbirimize çok daha fazla bağlı olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu yakınlığı sadece sevdiklerimizle değil, aynı zamanda tanımadığımız insanlarla da kuruyoruz. Çevrimiçi oyunlar aracılığıyla çift taraflı, Youtube gibi video platformları üzerindense tek taraflı iletişimler içindeyiz. Başkalarına bu denli kolay ulaşabilmek, pek çok kişinin çeşitli akımlardan veya kişilerden etkilenmesine zemin hazırlıyor. Özellikle bu görevi üstlenen sosyal medya fenomenleri en yeni akımları, ürünleri ve trendleri tanıtarak izleyicilerini etkilemeye çalışıyorlar. Bu içeriklerden etkilenen bireyler, tanıtılan yaşam tarzına ulaşmak için belki de gelecekte hiç kullanmayacakları veya istemeyecekleri giysileri, teknolojik aletleri ve eşyaları satın alıyorlar.
Bu durum, günümüzde sıkça rastladığımız Aşırı Tüketim/Tüketim Çılgınlığı (Overconsumption) dediğimiz toplumsal sorunu beraberinde getiriyor. Aşırı tüketimin zihin sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve yarattığı kirlilik göz önüne alındığında, bu yaşam tarzına karşı duran yeni bir akımın filizlenmesi kaçınılmazdı. Bilinçli Tüketim (Mindful consumption) dediğimiz bu yeni akım; Ters Etki (De-influencing), İkinci El Alışveriş (Thrifting) ve Project-pan gibi trendleri ve meydan okumaları yaygınlaştırarak bireyleri daha bilinçli birer tüketici olmaya teşvik etmektedir.
Ters Etki (De-Influencing)
Sosyal medya fenomenleri bu akımla birlikte, takipçilerine bir ürünü satın almalarını söylemek yerine neden almamaları gerektikleri hakkında bilgi verirler. Ürünün değerinden çok daha pahalı olması, kalitesizliği, çevresel zararları, fiziksel veya ruhsal sağlığı olumsuz etkileme riski ya da ahlaki değerlerle bağdaşmaması gibi gerekçeleri izleyicilerine sunarak satın almama kararını desteklerler. Bu yaklaşım, bir yandan yeni ürünler hakkında doğru bir muhakeme yapmamıza olanak sağlarken, diğer yandan bir kez kullandıktan sonra kenara atacağımız gereksiz eşyaları satın almamızı engeller. Ayrıca sosyal medya kullanıcıları, sadece sponsorlu ürünleri tanıtan fenomenlere kıyasla, bu yeni akımın içeriklerini şeffaflığı ve samimiyeti nedeniyle daha fazla ilgi görmeye başlamıştır.

Günümüzde ürün reddetme gerekçeleri arasında en sık rastladığımız sebep, ürünün hayvanlar üzerinde denenmiş olmasıdır. Bu konu üzerine etkin çalışmalar yürüten dünyanın en büyük hayvan özgürlüğü organizasyonu ise PETA’dır. PETA; en fazla sayıda hayvanın, en yoğun ve en uzun süreli acı çektiği dört ana alana odaklanır: laboratuvarlar, gıda endüstrisi, giyim ticareti ve eğlence sektörü. 1980’den bu yana bu alanlarda hayvanlar adına çığır açan zaferler elde etmiş olan organizasyon, günümüzde de ses getiren kampanyalar yürütmeye devam etmektedir.
İkinci El Alışveriş (Thrifting)
Geçmişten bugüne taşınan ve zamana meydan okuyan vintage kavramı; benzersiz ve kaliteli giyim kuşamın yanı sıra, asla eskimeyen bir yaşam biçimini de temsil eder. Bu tarzın popülaritesinin artmasıyla birlikte pek çok kişi, ikinci el alışveriş fikrine sıcak bakmaya başladı. Günümüzde sadece giyim ve takı değil; ev eşyaları, mutfak gereçleri, dekoratif aletler ve hatta yıllardır ayakta duran eski evler bile yoğun ilgi görmektedir. Ayrıca, ikinci el ürünlerin günümüze kadar sapasağlam ulaşabilmiş olması, seri üretim mağazalarından alabileceğimiz yeni ürünlere kıyasla çok daha kaliteli ve uzun ömürlü olduklarının bir göstergesidir. Bu nedenle antika pazarları ve ikinci el mağazaları her geçen gün daha fazla ziyaretçi ağırlamaktadır.

Tam anlamıyla ikinci el alışveriş sayılmasa da annemizin, babamızın, hatta büyükanne ve büyükbabalarımızın gardıroplarından çıkan kıyafetleri kendi tarzımıza göre uydurmak da moda anlayışında önemli bir yer edinmiştir. Ürünleri bu şekilde yeniden değerlendirmek, bireylere kendi zevklerine uygun, eşsiz vintage parçalar keşfetme şansı sunar. Aynı zamanda bu yöntem, bir şey moda olduğunda veya eskir eskimez yenisini satın almaya alışkın olan bizlere, trendleri yakalamanın yolunun her zaman yeni eşyalardan geçmediğini öğretmektedir.
Project-Pan

Project-Pan, güzellik ürünlerinizi bitirmek için başlatılan bir meydan okumadır. Makyaj malzemelerinde cilt bakım ürünlerine kadar elimizde bulunan pek çok kozmetik ürünü bitirmeye teşvik ederek israfın önüne geçmeyi amaçlar. Bu hareket, en fazlasına sahip olma zihniyetini değiştirmeyi amaçlıyor ve bizi elimizdekileri sonuna kadar kullanmaya davet ediyor. Zira tüketiciler, trendler geçtikçe o an hevesle aldıkları ürünleri kullanmayı bırakabiliyor. Ürünlerin bozulması veya artık beğenilmemesi ise onların doğrudan israf edilmesine yol açıyor. Bu yüzden proje; kişinin elindekilerle yetinebilmesi, fazlalıklardan arınması ve mutluluğu sürekli yeni bir şeyler satın alma ihtiyacından aramasını engellemeyi amaçlıyor.
Dahası, Project-Pan’ın parçası olan ve “sıfır alışveriş yılı” olarak bilinen minimalist akım, bireylerin bir sene boyunca kendi belirledikleri bir kategoride çok az ürün almasını veya hiç ürün almamasını hedefeler. Böylelikle tüketiciler, yeni bir şeyler satın almadan önce sahip oldukları ürünleri bitirmeye, yani Project-Pan sürecine odaklanabilirler. Bu anlayış, günümüzde birçok kişinin yeni yıl hedeflerinin parçası haline gelmiş ve bilinçli tüketime doğru atılmış önemli adımlardan biri olmuştur.
Eşyalardan Deneyimlere Yolculuk
Sonuç olarak tüm bu akımlar ve bireysel çabalar göstermektedir ki; bilinçli tüketim sadece ekonomik bir tercih olmakla kalmayıp, zihinsel bir özgürleşme sürecidir. Ters etki ile manipülatif reklamlardan korunmayı, ikinci el alışveriş ile geçmişin kalitesini günümüze taşımayı ve project-pan gibi yöntemlerle elimizdekilerin kıymetini bilmeyi öğreniyoruz. Bu farkındalık, bizi tüketim döngüsünün yarattığı geçici hazlardan kurtararak daha kalıcı bir huzura davet etmektedir.
Hayatta daha fazlasına sahip olmaya odaklanmaktan ziyade; sevdiklerimizle vakit geçirmek, mesleki gelişimimize odaklanmak, yeni hobiler edinmek, kendimize özen göstermek ve seyahat etmek gibi yaşamın diğer önemli alanlarında anlam bulmak, hayatımızda kendimizi çok daha tatmin olmuş hissetmemizi sağlayacaktır. Nihayetinde gerçek zenginlik, biriktirdiğimiz eşyalarda değil, biriktirdiğimiz anılarda ve kurduğumuz bağlarda gizlidir.
Kaynakça:
https://mailchimp.com/resources/what-is-deinfluencing/#:~:text=to build trust.-,What is deinfluencing?,has recently exploded in popularity.
https://www.peta.org/about-peta/
https://kinfill.com/blogs/news/quit-chewing-plastic
https://www.cnbc.com/select/how-to-spend-less-money-minimalist-low-buy-no-buy-period/
https://www.yorkshirepost.co.uk/news/opinion/overconsumption-the-latest-trend-4920667
https://www.statepress.com/article/2021/03/specho-thrifting-secondhand-clothing-through-the-ages#
https://www.civilsociety.co.uk/news/peta-s-wool-is-just-as-cruel-as-fur-advert-banned.html






