İrlanda çıkışlı post-punk grubu Fontaines D.C, müziği yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, seslerini duyurarak toplumsal alanda yankı uyandırma amacıyla da kullanıyor. Grup; İrlanda kimliği, bağımsızlık geçmişi, diaspora ve ulusal hayal kırıklıkları üzerine derin bir politik anlatı sunuyor. Fontaines D.C, bir müzik grubunun yanında, aynı zamanda İrlanda’nın yıllar boyunca sırtında taşıdığı kolektif yükü ve mücadeleyi dünyaya duyuran siyasi bir aktör.

FONTAINES D.C ÖNCESİ 

12. yüzyılda Frenk ve İskandinav karışımı bir halk olan Normanlar, İrlanda’yı işgal etmiştir. Aynı zamanda bu tarihlerde Normanlar İngiltere’de de hakimiyet kurarak bölgeyi ele geçirmişlerdir. 1532 yılında Norman kökenli İngiltere kralı VIII. Henry’nin Protestanlığı kabul etmesi, İrlanda tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. İrlandalıların neredeyse tamamı Katolik kilisesine bağlı kalmış ve bu durum Kuzey İrlanda’da mezhep kavgasının temellerini atmıştır. Birleşik Krallık döneminde III.George İrlandalı Katolik halkın dini özgürlüklerini tanımamıştır. İrlanda’da mezhep tartışmalarına ekonomik sıkıntılar da eklenince 1845-1849 yılları arası İrlanda en zor dönemlerini yaşamış, İrlanda patates kıtlığı yüzünden milyonlarca insan evlerinden ayrılarak farklı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. İrlanda tarihinin en büyük yarası olan patates kıtlığı nüfusu 8 milyondan 4,5 milyona kadar indirmiştir. Ekonomik zorluklar ve git gide artan mezhep karışıklıkları İrlanda toplumunun kolektif travmasını derinleştirerek Britanya yönetimine karşı duyulan güveni sarsmıştır. 

“THE TROUBLES”

Büyük Kıtlık sonrası Bağımsızlık Savaşı ile bölünmeler yaşayan İrlanda yakın tarihte “The Troubles” olarak adlandırılan dönemi de atlatarak, Fontaines D.C’nin albümlerinde sıkça bahsettiği “kırık İrlandalı” konseptinin temelini atmış oldu. 1960’ların sonundan 1988’e kadar uzanan bu dönemde İrlanda halkı, Birleşik Krallık’a bağlı kalmak isteyen Protestanlar ve bağımsızlığı savunan Katolik milliyetçiler olarak bir bölünme yaşadı. Şiddetli sokak çatışmaları, bombalı saldırılar ve örgüt eylemleri ile karakterize edilen bu dönem, 1988’de imzalanan “Good Friday Agreement” ile büyük ölçüde sona ermiş olsa da İrlanda halkı açısından “atlatılamayan” bir dönem olarak kabul edilebilir. Günümüzde Kuzey İrlanda’da Katolik milliyetçiler ve Protestan birlikçiler arasındaki kimlik temelli bölünme, yaygın şiddet olayları eskisi kadar yaşanmasa da, hâlâ devam ediyor. Sanat ve siyaset ilişkisini önemli ölçüde etkilemiş olan bu dönem, İrlanda’nın politik müzik anlayışını da şekillendirmiştir. Fontaines D.C müziğinde sık sık duyulan öfkeli ve hüzün dolu ton, melankolik bir tarihsel hafızanın sanata aktarılışıdır.  

I LOVE YOU 

Grubun 2022 tarihli Skinty Fia albümünde bulunan I Love You, ilk bakışta bir aşk şarkısı sanılabilir. Şarkının en çarpıcı yönü de bu aşk dilini ülkesine yönetilmiş öfkeli bir sesleniş ve yakınma olarak kullanmasıdır. İrlanda’ya duyulan sevgi, derin hayal kırıklıklarıyla iç içe geçmiştir ve ulusal aidiyet duygusu ne kadar güçlü olsa da bu duygu; işsizlik, sınıfsal eşitsizlik ve tarihten izi silinemeyen travmalarla sürekli yaralanmaktadır. Şarkı her ne kadar milletine sevgi ve aidiyet duygusu ile yazılmış olsa da İrlanda’nın kutsallaştırılmasına karşı sert bir tavır da içerir. Post-kolonyal toplumlarda sıkça görülen arada kalmışlık, bağımsızlığın kazanıldığını fakat bağımsızlık ile vaat edilen refahın hala gelmemesini eleştirir. I Love You dinleyicileri körü körüne koşulsuz bir tarafı savunmaya çağırmaz, aksine ulusa duyulan sevgi ve yaşanılan hayal kırıklıklarının birey üzerindeki etkisini düşünmeye davet eder. 

FINE GAEL VE FIANNA FAIL 

“Is their mommy Fine Gael and is their daddy Fianna Fáil? / And they say they love the land / but they don’t feel it go to waste / Hold a mirror to the youth and they will only see their face.” Peki Fontaines D.C’nin I Love You isimli şarkısının en vurucu kısmında geçen bu Fine Gael ve Fianna Fáil kim? İrlanda siyasetinde en büyük iki isim olarak anılan ve 1932’den son yıllara kadar dönüşümlü bir şekilde hükümeti elinde bulunduran ana partilerdir.İrlanda siyasetini şekillendiren bu partileri anlamak için İrlanda İç Savaşı dönemi siyasetini incelemeliyiz. İç Savaş sonrası İrlanda, Britanya ile İrlanda’nın kendi hükümetini kurmasına izin veren fakat hala Britanya İmparatorluğu’na bağlı kalması gerektiğini ve “head of state” ünvanının Britanya kralında olacağına dair bir anlaşma imzaladı. En basit hailyle; bu anlaşmayı imzalayanlar ve destekleyenler günümüzün Fine Gael partisini, bağımsız İrlanda için savaşanlar ve Britanya’dan tam ayrılma isteyenler ise Fianna Fail’ı kurdular. Fontaines D.C, birbiriyle tamamen zıt görüşlere sahip bu iki partinin farklı ideolojilerine rağmen aynı düzeni kendi çıkarlarına göre yeniden şekillendirdiğini eleştirir. Anne ve baba metaforu, iktidarın nasıl kapalı ve kalıtsal bir yapıya dönüştüğünün en güçlü ifade şekillerinden biri sayılabilir.  

SOYKIRIMI SATMAK 

I Love You’nun en sert dizelerinden biri olan “Selling genocide and half-cut pride”, İrlanda tarihinin en büyük skandallarından birine ışık tutmaktadır. Bir İrlandalı tarihçi, 1925-1961 yılları arasında Tuam’da evlilik dışı hamile kalmış kadınlar ve çocuklarının korunması için kurulan bir kurumda 796 çocuğun toplu mezarını ortaya çıkardı. Bu kadınlar evlilik dışı hamile kaldıkları için zorla Katolik kurumlarına yerleştirilmiş ve bu uygulama 1980 yılına kadar kadınların ve çocukların yaşadığı zulümlerin üstü kapatılarak devam etmiştir. Bu olay İrlanda toplumunda ahlaki leke olarak algılandı, ülkenin en kurumsallaşmış yapısında böyle bir vahşet yaşanması ülkenin değer sisteminin temelini oluşturan yapıların tamamının sorgulanmasına yol açtı. Sarsıcı ve rahatsız edici bu gerçek, Fontaines D.C’nin ülkeyi hem sevme hem de ona karşı isyan etme temasını anlamlandırmak açısından önemli bir bağlam sunuyor.  

İRLANDA VE POLİTİK MÜZİK GELENEĞİ 

İrlanda’da müzik yalnızca bir sanat formu olarak kalmamış, politik hafızanın, direnişin ve isyanın en yüksek sesi olmuştur. Folk baladlarından The Dubliners’a, alternatif rock sahnesinde The Cranberries ve U2’ya uzanan çizgide müzik, sömürgecilik deneyimini, sınıfsal eşitsizlikleri ve ulusal kimlik tartışmalarını dile getirmenin en güçlü yollarından biri hâline gelmiştir. Fontaines D.C de bu geleneğin bir devamı olarak ele alınmalıdır. Grup, geçmişten ezberlediğimiz direniş söylemlerini tekrarlamak yerine modern hayatın daha kompleks ve çelişkili taraflarını yansıtır. Ulusa duyulan sevgi ile bu ulusun vatandaşlarına sunduğu yaşam koşulları arasındaki gerilim, şarkının merkezine yerleştirilir. Böylece politik müzik, yalnızca mevcut iktidara karşı bir itiraz değil, aynı zamanda aidiyetin sorgulanması hâline gelir. Fontaines D.C, müziğin aradan ne kadar zaman geçerse geçsin kolektif hafızayı diri tutan bir güç olduğunu bize tekrar hatırlatır. Bu yönüyle grup, İrlanda’da politik müzik mirasını günümüzün siyasal koşullarıyla buluşturan önemli bir faktör olarak öne çıkar.  

KAYNAKÇA 

lyrically-speaking-i-love-you-fontaines-dc 

fine-gael-fianna-fail-sinn-fein 

Leave a Reply