Bugün sizlerle beni derinden etkileyen ve bana Shakespeare’e olan hayranlığımı bir kez daha hatırlatan bir filmden bahsetmek istiyorum: Hamnet. Eminim ki sinemayı yakından takip edenlerin merakını çoktan çekmiştir ve ilk fırsatta kendilerini sinema koltuğunda bulmuşlardır… Yine de henüz filmi izlemeyenler için bu yazım bir prospektüs niteliğinde olabilir. Öncelikle, Shakespeare kimdir ondan biraz bahsedelim: Tam adıyla William Shakespeare (1564-1616), İngiliz oyun yazarı, şair ve aktördür. Henüz on sekiz yaşındayken Anne Hathaway ile evlenmiş ve üç çocuk sahibi olmuştur ama ne yazık ki erkek çocuğu Hamlet’i, çocuk henüz 11 yaşındayken kaybetmiştir. Londra’ya tiyatro alanında daha çok bilgi sahibi olmak için gidip birçok faaliyette bulunmuştur. Dönemin saltanatı gereği oyunlar, tiyatro kumpanyaları tarafından pazarlanıyordu ve Shakespeare de bu kumpanyaların birinin hissedarıydı (“Lord Chamberlain’in Adamları”, yenilenen adıyla “Kral’ın Adamları). Bu kumpanyalar sayesinde oyun yazarlarının oyunları açık hava tiyatrolarında ya da Londra’daki özel tiyatrolarda gösterime girip oyun yazarına gelir sağlayabiliyordu. Shakespeare, genellikle oyunlarını halkı da kapsayan açık hava tiyatrolarında sahnelemek için yazmıştır ve metinlerindeki şiirsel anlatımı, halkın oldukça dikkat çekmiştir. Bununla birlikte senaryolarında tarihi olaylar, mitoloji ve efsanelerden çokça yararlanmıştır. En ünlü eserleri arasında Romeo ve Juliet, Kral Lear, Hamlet ve Macbeth oyunlarını söylemek mümkün.

Maggie O’Farrell’in 2020 basımlı aynı adlı kitabından uyarlanan ve yönetmenliğini Chloé Zhao’nun üstlendiği dram ve biyografi türündeki Hamnet filmi Türkiye’de 6 Şubat 2026’da vizyona girerek izleyicileriyle buluştu. Her ne kadar filmde Shakespeare’in Hamlet oyunundan ilham alındığını görsek de oyunun direkt uyarlandığını söyleyemeyiz. Bununla birlikte Hamnet, Shakespeare’i, onun hayatını ve yaşadığı dönemi oldukça iyi yansıtmış. Başrollerini Jessie Buckley (Agnes) ve Paul Mescal’ın (Shakespeare) paylaştığı filmde, oyunculuğa, mekâna ve karakter yaratımlarına hayran kalmamak işten bile değil. Her bir sahnesinin kendine özgü aurası olan nadir bir çekiciliğe sahip oluşuyla sinemaya gidip görülmeye değer diye düşünüyorum. Filmin ilk sahnesinden son sahnesine kadar yemyeşil devasa ağaçlarla kaplı birçok doğa manzarası görülmekte ki zaten 17. Yüzyılın ilk çeyreğinin İngiltere’sinden söz ediyoruz…

Hamnet, İngiltere’nin doğusundaki bir ilçesinde bir çiftlik evinde yaşayan Agnes ile William Shakespeare’in tesadüfi buluşmaları neticesiyle başlar ve daha ilk görüşte birbirlerine çekilirler. Agnes, annesini küçük yaştayken kaybetmiş ancak ondan daha çocuk yaşta öğrendikleriyle doğayla iç içe yaşamayı keşfetmiş özgür ruhlu ve alımlı bir genç kızdır. Agnes’in bazı efsanevi özellikleri de mevcuttur: Olacakları önceden hissetme, doğayla ve vahşi hayvanlarla diğer insanların kuramadığı bazı bağları kurabilme ve otlarla tıpkı bir “cadı” gibi birtakım sözcükler söyleyerek merhemler yapabilme bunların bazılarıdır. Bunun gibi efsanevi ya da mitolojik olaylar Hamlet oyununda da geçmektedir çünkü dönemin Kralı I. James mitolojiden ve efsanelerden keyif almaktadır. Bu sebeple Shakespeare diğer oyunlarında da bu temaları senaryosuna yedirerek kullanmaktan çekinmemiştir. Diğer bir taraftan William ise eğitimli, Latince öğretmenliği yapan sempatik, genç bir erkektir. Tıpkı Shakespeare’in diğer oyunlarındaki karakterler gibi William’ın da hayatı çoğumuza göre acınası, ruh hali karmaşık ve etkiye açık ya da fazla trajik gelebilir. Shakespeare’in trajedilerini diğer trajedilerden ayıran ve görünür kılan en doğru yol da zaten budur. Filmde, bu iki genç insanın yollarının kesişmesiyle birlikte aralarındaki ufak iletişimler hızlıca büyüyerek tutkulu bir aşka dönüşür ve evlilik kararı alırlar. Bu evlilikten doğan çocuklarından birine Hamlet ismini verirler ve bu oğlanın doğuşu tüm aileyi sevince boğar. Bu arada William, sık sık Londra’ya gider ve orada birkaç ayını geçirerek tiyatroyla yakından ilgilenir; Agnes ise çocuklarıyla ve ev işleriyle ilgilenerek vakit geçirmektedir. Bir gün Agnes, yine evle ve çocuklarla; William ise Londra’da tiyatroyla meşgul olurken süregelen veba salgını, Agnes ve William’ın biricik oğulları Hamlet’i onlardan koparıverir. Bu olaydan sonra çift psikolojik olarak çok büyük karakter dönüşümü yaşar ama özellikle Agnes, William’a oğlunun hastalığı ve ölümü esnasında yanında olmadığı için ayrıca öfkelenir. William da çok üzgündür ve pişmanlık içindedir ancak çocukluğundan beri hep ailesine kendini ispatlama amacı güttüğünden ve Londra’da da sadece iş için bulunduğundan ben filmi izlerken William’a o kadar da kızamamıştım doğrusu.

Artık bu noktadan sonra filmin sonuna dair konuşmam gerekirdi fakat bu sefer, Maggie O’Farrell’in hayal gücüne göre Hamlet oyununun nasıl yazıldığı hakkında size sürpriz bir son hazırlayan filmi tamamen anlatmış olurdum ve bu yazıyı yazmamın bir anlamı kalmazdı…

Filmin başından sonuna kadar karakterlerin yaşadıkları duyguyu iliklerimize kadar hissettirdikleri, müzik seçimleriyle sahne vurgusunun artırıldığı, iç ve dış mekan çekimleriyle ve kostümlerle yaşanılan dönemin izleyiciye tamamen hissettirildiği harika bir filmdi. Filmde Shakespeare’in oyunlarından alıntılar yakalamak da mümkündü: Sihirli orman teması, Macbeth oyunundaki “üç cadı kız kardeş” alıntısı ve karakterlerin içsel konuşmaları bunların başlıcalarından sayılabilir. Shakespeare’in oyunlarına göndermelerin yanında diğer açılardan da film o kadar etkileyiciydi ki dopdolu salonda yanımda oturan insanların sahnedeki duyguya göre kalp atışlarının hızlandığını, heyecanlandıkları için refleksle öne doğru uzanarak dirseklerini dizlerine koyup çenelerini avuç içlerine dayadıklarını ya da ağladıkları için sessizce iç çektiklerini hissedebiliyordum. Filmin sonunda ise, Shakespeare’in o şiirsel anlatımının kaynağının birine duyulan bir aşk ya da sevgiden bağımsız olarak kendi içindeki nefes nefese çırpınan duygularının, benliğinin sesi olduğunu anladım ki zaten filmin bu denli etkileyici olmasının önemli bir sebebi de buydu. Filmi görmek isterseniz Ankara’da hâlâ gösterimde, şimdiden iyi seyirler!

Kaynakça:

“Hamnet.” T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı – Film Sınıflandırma Sistemi,
  filmsiniflandirma.ktb.gov.tr/detail/hamnet-1.

“Jessie Buckley & Paul Mescal To Star In ‘Hamnet’ Adaptation From Amblin Partners & Chloé Zhao.” Deadline, 2023,
  deadline.com/2023/05/jessie-buckley-paul-mescal-hamnet-adaptation-amblin-partners-chloe-zhao-1235352146/.

“Where Was Hamnet Filmed?” Condé Nast Traveler,
  www.cntraveler.com/story/where-was-hamnet-filmed..

“William Shakespeare (1564–1616).” Art UK,
  artuk.org/discover/artworks/william-shakespeare-158056.

“William Shakespeare Biography.” Shakespeare Birthplace Trust,
  www.shakespeare.org.uk/explore-shakespeare/shakespedia/william-shakespeare/william-shakespeare-biography/.

Leave a Reply