Kültür Sanat

8 Mart: Perde Açık, Sesimiz Gür!

1920’nin İstanbulunda, Apollon Tiyatrosu’nun kulisinde bir kadın sahneye çıkmaya hazırlanıyordu.O gece kullandığı “Jale” takma adı,bundan sonra onun isminden ayrı olarak anılamayacaktı. Afife aynada yüzüne bakarken sadece rolüne hazırlanmıyor, aynı zamanda bu coğrafyanın kadınlar için çizdiği o dar sınırları, yüzüne sürdüğü pudrayla silmeye hazırlanıyordu. Dışarıda onu bekleyen namus bekçileri, “Müslüman kadın sahneye çıkamaz!” diyen zihniyet, sanattan değil,
Devamı

GÖRÜNMEYEN KADINLARIN HİKÂYESİ: 8 MART’TA FANTİNE’İ HATIRLAMAK

Öyle günler vardır ki insana insanı hatırlatır.  Görünmeyen emeğin gücünü, fedakârlığı, şefkati, azmi, haysiyeti anlatır. 8 Mart da işte tam olarak böyle bir gündür, yalnızca kutlanmak için değil ama en çok da hatırlanmak için vardır. Birleşmiş milletler tarafından 1977 yılında “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlenen bu tarihin kökü, esasen çok daha derinlerdedir.
Devamı

Aşka ve Acıya Ait Bir Ses: MINA

Mina Mazzini ya da bilinen adıyla Mina 25 Mart 1940 doğumlu İtalyan bir sanatçı. Muhteşem bir sese sahip olmasının yanı sıra kendisinin, kalıpları yıkan, “garip” olarak adlandırılabilecek makyaj tarzı ve iddialı şarkı sözleriyle bir çağ açtığını söylemek yanlış olmaz. Sürekli kendini yenilemesi, üretkenliği ve dünya üzerindeki birçok sanatçıya ilham olması onu unutulmaz isimlerden biri yapmaktadır.
Devamı

HİSSETMENİN SİNEMASI: SOFIA COPPOLA VE FEMALE GAZE

Çoğu zaman sinemada kadın karakterleri izleriz ama onların ne hissettiğini gerçekten deneyimleyemeyiz. Kadınlar çoğu filmde ya bir hikâyenin parçası olur ya da bir imajın içinde var olur. Benim için bu bakış açısı ilk kez Sofia Coppola sinemasıyla değişti. İlk izlediğim filmi The Virgin Suicides’tı ve o film, bir kızın ergenlik yıllarında yaşayabileceği duyguları şaşırtıcı derecede sakin ama bir o kadar gerçek
Devamı