ANKARADA TİYATRO SERİSİ-1
Kolaydır kandırmak genç kızları. Bir kere girdiniz mi aklına o masum, iyi niyetli yaratığın…Size; hiç duymadığınız, hiç koynuna girmediğiniz onlarca dünyanın kapılarını açarlar, özellikle de siz onun ayaklarını yerden kesmeye matematiksel bir özenle yaklaşan, uzman bir baştan çıkarıcıysanız.
Bu sözlere ilham veren oyun Ankara’da, Necatibey Caddesi’ndeki Yakin Tiyatro’da izleyebileceğiniz, Kierkegaard’ın aynı isimli eserinden uyarlama olan Baştan Çıkarıcı’nın Günlüğü. Tek kişilik bir kadro olarak eseri sahnede taşıyan Sinemis Kamer Şahin, izleyicilere hem bir genç kızın hem de bir baştan çıkarıcının tüm bilişsel labirentlerini gösteriyor. Bir genç kızın aşık olması ve Johannes gibi şeytanı kıskandıracak bir adamın kucağına düşmesini, eseri adeta tepetaklak ederek anlatıyor.
Hikayeyi önceden okumuş olanlar için bile oyunda bir ‘mürekkepteki hesabın sahneye uymaması’ hali var. Bunun kanımca ana sebebi zaman akışında kullanılan inisiyatif. Hikaye ne olayların oluş ne de kitaptaki anlatı sırasında sadık kalınarak anlatılıyor: Tam tersi, teşbihte hata olmaz, Marvel yapımlarından görmeye alışık olduğumuz bir zaman bükülmesine tanıklık ediyoruz seyirci koltuğunda.
İlk izleyişinizde kafanızda tam şekillenmese bile, benim gibi aynı oyunu birden fazla izlemeyi sevenlerdenseniz aklınıza şu geliyor: Oyuncumuzun akışa dahil ettiği anlatıcı karakter aslında ana karakterimiz Cordelya mıydı bunca zaman? Bu eşsiz ama tanıdık karakterin evrimine tanık olduğumuz gibi hikayeyi zaman zaman onun ağzından dinlemenin faydasını da yaşıyoruz benim fikrimce: Adeta başından geçenleri bir güvenilir sırdaşa sır verir gibi anlatılıyor biz izleyicilere genç kız.

Uyarlamadaki başarının yanında, göz ardı edilemeyecek bir oyunculuğa da tanıklık ediyoruz: Zengin bir karakter kadrosu olan bu eseri sahneye tek kişi aktarmayı başaran Şahin, birbiriyle karmaşık ilişkiler içinde olan karakterleri canlandırmayı kostüm veya dekordan neredeyse hiç yardım almadan başarıyor. Ses tonları, mimikler ve oyuncunun sahnenin tamamını avucunun içinde tutarak hareket etmesi ile çoğu zaman sahnede tek bir insan olduğunu dahi unutmak mümkün. Bu yüzden de eseri sahnede izlemek insanda bir şeyi izlemiş olmanın değil, yaşamış olmanın etkisini bırakıyor.
Kierkegaard’ın yaşamından otobiyografik ögeler içerdiği iddia edilen bu eseri mükemmel bir tek oyunculu tiyatro örneği olarak deneyimlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir oyun olduğunu son gözlem olarak not düşerim ve oyundan sonra tanışma fırsatı da elde etmiş olduğum Sinemiş Hanım’a da emekleri için teşekkür ederek bitirmek isterim sözlerimi.
Kızcağız gördü mü Johannes’i, artık yapabileceği fazla bir şey kalmamıştır. Çünkü Johannes gibi adamlar kadın sarrafıdır, kızı elde etmek için elinden gelenden de fazlasını yapacak, taze kana aç adamlardır. Genç kız tutunur ama ne fayda! Artık onun bedeninde ondan ayrı atan bir kalp mevcuttur.
Bir genç kızdan öğrenebileceğiniz şeyler asla bitmez. Onları asla tamamen çözemezsiniz. Dünyayı kaplar Afrodit’in öz çocukları, sayısız Cordelya’lar!
Kaynakça:
Baştan Çıkarıcının Günlüğü. Soren Kierkegaard. Yön. Öncü Alper. Yakin Tiyatro Sahnesi. Ankara. 4 Ekim, 2025. Gösteri.





