
“We shape our tools and then our tools shape us.”
Bu sözle başlıyor “We Become What We Behold” isimli oyun. Oyunun süresi beş dakika olarak belirtiliyor giriş ekranında. Fakat inanıyorum ki beş dakikalık bu oyunu bitirdiğimizde, bu hayatta görmezden geldiğimiz bazı şeyleri tekrar düşünmemiz gerekecek.
Eskiden oynadığım oyunları nostalji olsun diye tekrar oynamak için açmıştım oyun sitesini. Fakat bu oyun, ikonu ve uzun başlığıyla dikkatimi çekince oynamak istedim. Açıkçası daha önce hiç bu tarz bir oyun oynamamış biri olarak ilk başta ne yapmam gerektiğini anlamam zaman aldı.
Oyunun ekranı normal vatandaşların gezindiği sıradan bir meydandan oluşuyor. Elinizde kamerayla insanları fotoğraflamaya başlıyorsun. Aslında durum oyunun başında öyle olağan ki sadece rastgele insanların fotoğraflarını çekmeye başlıyorsunuz. Üstüne üstlük oyun çektiğiniz fotoğrafları beğenmeyerek, fotoğraflarınız sıradan olduğunu söylüyor. Başarılı olamıyorsunuz. Bu başarısız girişimlerinizden sonra artık gözleriniz farklı bir şey aramaya başlıyor.

Ama işte orada! Diğerlerinden farklı bir vatandaş görüyorsunuz! Güzel bir şapka takıyor. Şapkasıyla diğer insanlardan ayrılıyor ve bu onu “farklı” kılıyor.
Şapkalı insanı çektiğiniz fotoğraf beğeniliyor ve medyada yayınlanıyor. Şapka takmayı havalı olarak medyaya sunuyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki şapka takanların sayısı çoğalmış! Tebrikler! Elinizdeki medyanın gücü ile modaya yön verdiniz.
İnsanlar hallerinden memnun bir şekilde meydanda gezinmeye devam ediyorlar. Şapkalı insanlar çoğalıyor. Daha sonra meydana tatlı bir çift giriyor. Bu sefer onları fotoğraflıyorsunuz ama dikkat! Amacınız onların mutluluğunu haber yapmak değil. Onları haber yazınızla utandırmak neredeyse. Haber yayınlanır yayınlanmaz da çiftimiz meydandan kaçmaya başlıyor.

Meydan türlü türlü insanlarla dolup taşıyor. Şapkalı insan topluluğunu tekrar çektiğinizde bu sefer şapkaları herkesin taktığı gerekçesiyle, onların artık havalı olmadığını yazıyorsunuz haberinizde. Anında şapka takan tüm insanlar onları başlarından çıkarıveriyor. Medyada yayılan “şapkanın havalı olmadığı” haberi insanları anında davranışlarını değiştirmeye itiyor.
Oyun devam ediyor. Elinizde kameranızla meydanı inceliyorsunuz. Çekilecek bir kare arıyorsunuz. Sıradan bir şey değil, haber değeri olan– manipüle edilebilecek bir şey.
Daha sonra meydana bağırıp çağıran bir insan giriyor. Durup durup çevresine bağırıyor ama başkasına saldırmıyor. Fotoğrafını çekiyorsunuz yalnız bir şekilde ama oyun haber olarak kabul etmiyor bunu. “İlginç bir şeyler yakalamalısın.” diyerek uyarıyor sizi hatta.

Bu sefer onu tam başkalarına bağırırken yakalıyorsunuz. Tam o anda, o karede! İşte bu! “GÖZÜ DÖNMÜŞ”, “SALDIRI” kelimeleri haberinizin altını süslerken tüm vatandaşlar bunu izliyor.
Bu haber ile tüm vatandaşlarda tedirginlik çoğalıyor. Huzursuz insanlar meydanda geziniyor ve korkarak birinden kaçıyorlar. Ama kimden? Onları yalnız fotoğrafladığınızda oyun yine sizi uyarıyor. “Onları ilginç bir şey yaparken çek.” “Kimden korktuklarını da aynı karede yakalamalısın.”
İşte yakaladınız!
“KORKU MEYDANDA ARTIYOR!”
“İNSANLAR BİRBİRİNİ KÜÇÜMSÜYOR!”
Küçümsenen insanlar kızgınlaşıyor, saldırganlaşıyor. Siz kaosu fotoğraflamaya devam ettikçe, onlara verdiğiniz haber başlıklarıyla tüm meydan saldırgan insanlarla doluyor.

Sevgiyi yaymaya çalışan insanları fotoğraflamak isteseniz bile, o saldırgan insanı iyilikle sardıkları haberini yapmak isteseniz bile oyun bunu kabul etmiyor. “İnsanların iyi geçindiğini izlemek için kim haber izler ki?” Bence işte bu tam da oyunun mesajı.

“Onları başkalarına bağırırken çek!”
“SEYİRCİYE İSTEDİĞİNİ VER.”
“Barış ilgi çekmez. Şiddet viral olur.”
“HERKES BİRBİRİNDEN NEFRET EDİYOR!!!!”
“KORK. ÖFKELEN.”
Oyunun sonunu oynayacaklar için burada yazmayacağım. Ama tahmin edersiniz.
Mesaj çok basit: Sürekli neyi görüyorsak, sonunda ona benzeriz. Neye maruz kalıyorsak sonunda ona dönüşürüz.
Siz bir medyacı olarak, insanların neyi görüp görmeyeceğini hatta nasıl görüp görmeyeceğini seçen o haberci olarak tüm bunlara neden oldunuz. İyiliği yaymadınız, onu sakladınız. Olayları farklı şekilde medyaya sunarak insanların algısını yönettiniz.
Meydandaki o kanların suçlusu peki sizce kim?

Ses efektleriyle, grafik tarzıyla ama en çok da beni sürekli düşündüren o mesajıyla, her oynadığımda beni etkileyen bir oyun “We Become What We Behold”. Her haber izlediğimde aklıma düşüyor istemsizce.
Lütfen siz de en azından bir kez oynayın ve başka sonlara ulaşabiliyor musunuz bir bakın.
Ben denedim ama farklı bir sona ulaşamadım.

Kaynakça:
Case, Nicky. We Become What We Behold. Browser game. itch.io, 2016. https://ncase.itch.io/wbwwb





