Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon ayak izi, birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür ve iki ana parçadan oluşur: doğrudan/birincil ayak izi ve dolaylı/ikincil ayak izi.

Birincil ayak izi evsel enerji tüketimi ve ulaşım (sözgelimi araba ve uçak) dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

İkincil ayak izi kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

Do You Know Your Carbon Footprint? A Case Study & Infographics

Karbon ayak izimizi sıfıra indirebilir miyiz?

Her ne kadar şehirde yaşayan insanlar olarak dünyaya verdiğimiz zararı sıfıra indiremesek de bu dünyaya verdiğimiz zararı minik adımlarla azaltmak çok kolay.

Peki nasıl?

1. Bitkisel bazlı beslenin – Vegan olun

Hayvancılık endüstrisi karbon salımımın, yani küresel ısınmanın en büyük suçlusu. Et üretimi doğal kaynakların yok olmasına sebep olduğu gibi, aynı zamanda önemli bir hava ve su kirliliği sebebidir. Büyüyen hayvan popülasyonunu beslemek için , tarımda kimyasal gübrelerin ve böcek ilaçları kullanılmaya başlanmış ve bu da ekosiseme geri dönülemez bir zarar vermiştir. Bu zararla beraber fosfor, azot ve diğer besinler su döngsüne karışır ve toksik alg çiçeklerine neden olur. Bunlar daha sonra oksijen alanlarını tüketir, balık popülasyonlarını yok eder.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, küresel et üretimi de tüm sera gazı emisyonlarının önemli bir kısmından (yüzde 7 ila 18 arasında) sorumludur. Metan, karbondioksit ve azot oksit, hayvancılıkla ilişkili birincil sera gazlarıdır. Ayrıca otlaklık alan açılması için ormanların ve diğer bitki örtülü arazilerin yok edilmesinden bahsetmiyorum bile. ABD Çevre Koruma Dairesi’ne göre, çiftlik hayvanları her yıl 80 milyon metrik ton metan üreterek dünyadaki tüm metan gazı emisyonlarının yüzde 28’ini oluşturuyor.

Kısacası, dünyayı en çok ve kalıcı şekilde kirleten şey hayvancılık endüstrisi.

2. Hava yolu yerine kara yolu tercih edin

Uçaklar her ne kadar çağımızın en sık kullanılan uzun yol aracı olsa da ne yazık ki pek masum değiller. Her 1 saatlik uçuş atmosfere kilolarca ton karbon salınımı yapıyor.

Covid-19 salgını sebebiyle iptal olan uçuşlar sayesinde, 2020 yılının sadece Mart ayında 28 milyon ton karbonun atmosfere salınımı engellendi.

Bu salgın sona erdikten sonra ve uçuşlar açıldıktan sonra da mümkün olan durumlarda hava yolunu tercih etmeyerek bunu devam ettirebiliriz.

3. Zorunda olmadıkça uluslararası kargo kullanmayın

İnternet ve gelişen lojistik hizmetleri sayesinde dünyanın öbür ucundan bir ürüne günler içinde ulaşabiliyoruz. Bu her ne kadar pek çok açıdan hayatımızı kolaylaştırıyor gibi görünse de uzun vadede gezegenimize kalıcı zararlar veriyor. Uluslararası lojistik gemileri ve uçakları harcadıkları enerji ile karbon salımını çok fazla arttırıyor.

4. Mikroplastikleri hayatınızdan çıkartın

Mikroplastikler çevreyi kirleten çok küçük plastik parçalarıdır. Mikroplastikler spesifik bir plastik türü değil, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’ne (NOAA) göre 5 mm’den daha kısa olan her türlü plastik parça mikroplastik kategorisine girer. Doğal ekosisteme kozmetik, kıyafet ve endüstriyel süreçler de dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan girerler. Giydiğimiz polyester kıyafetlerle denize, oradan da yediğimiz deniz ürünlerinden ve kullandığımız tuzdan vücudumuza yeniden girerler. Ne yazık ki vücudumuza giren plastikler uzun vadede kanser gibi kronik hastalıklara yakalanmamıza sebep olur.

Yani, sadece ekosisteme ve okyanuslara zarar verip türleri yok ettiği gibi insan vücuduna da sürekli olarak girere ve uzun vadede bizi de oldukça yıpratır.

Son yapılan araştırmalara göre her insan her hafta bir kredi kartı büyüklüğünde plastik yutuyor ve tahmin edeceğiniz üzere plastiklere alışkın olmayarak evrimleşmiş olan iç organlarımız bunu sindiremez.

Bunun için ise çözüm çok basit: Tek kullanımlık plastiklerden (pet şişe, plastik damacana, pipet vb.) vazgeçmek ve kıyafetlerinizde polyester yerine pamuklu kumaş tercih etmek! Plastik ürünler yerine bambu ve cam ürünler kullanın.

5. Yenilenebilir enerji kullanın

Güneş ve rüzgar enerjisi en yaygın yenilebilir enerji kaynakları olmakla beraber sonsuz enerji kaynaklarıdır. Nükleer enerjiye kıyasla çok daha verimli, temiz ve ucuz olan bu enerji yöntemi, enerji kaynaklı karbon salımını sıfıra indirebilir.

Kaynaklar:

Leave a Reply

1 comment

  1. Pingback: GazeteBilkent – Yeşil Ekonomi Giderek Büyüyen Ekolojik Krize Çare Olup İnsanlığı Kurtarabilir Mi?