Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınlar 10 Ocak 2025 tarihinde Ankara’ya Tandoğan Meydanı’na akın ettiler. Kadınlar ve LGBTİ+lar; yaşama haklarında ısrarcı olduklarını belirtmek ve fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet ile mücadele etmek için bir araya geldiler. Miting boyunca sık sık İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve LGBTİ+ karşıtı 11.yasa paketine karşın katılımcıların konuşmalarına yer verildi. Kadınlar ve LGBTİ+ların oluşturduğu kortej “Asla Yalnız Yürümeyeceksin!”, “Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz!” sloganları ile Tandoğan Meydanı’nda sona erdi. Tandoğan Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar adına ortak açıklamayı KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher okudu. “Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz. Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkıyoruz” diyen Gevher, kadın mücadelesini sürdüreceklerini vurguladı.
Birlikte, Güçlü ve Güvende Olmak için Bugün Bu Mitingdeyiz
Yurdun her bir köşesinden katılım sağlayan bileşenlerin oluşturduğu kortejin öğlen saat 12 civarlarında Tandoğan Meydanı’na varması ile başlayan mitingde gündem belliydi. Mitinge katılan kadınlar; her biri ayrı şehirlerde yazılmış hikâyelerin ülkenin kalbinde toplanarak birlikte, güçlü ve güvende olmak için bugün bu mitingde bulunduklarını belirttiler.
Tertip komitesinden mitingin düzenlenme amacına dair gelen açıklamalar şu şekilde: “Bu mitingdeki birincil amacımız kadınların yaşam hakkı ve tüm diğer hak ihlallerine karşı tepkimizi göstermek ve birleşik bir kadın muhalefeti örmek. Yoğunlukta da iktidarın yaptığı kadın düşmanı düzenlemeler, konuşmalar, tavır ve uygulamalar nedeni ile aslında tepkiliyiz. Her gün en az bir kadın öldürülüyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını kabul etmiyoruz. O nedenle bir araya gelip bir sesimizi duyurmak artık bıçak kemiğe dayandı diyen birçok kesimden kadının bir araya gelmesi yaşama hakkımız dışında hiçbir siyasi çıkarı ya da amacı olan bir birliktelik değil aksine bin benzemez diyebileceğimiz birçok gruptan siyasi konuları konuşacak olsak çok fazla noktada ayrı yerde durduğumuz fakat kadın olma konusunda birlikte olduğumuz bir miting hayal ettik. Biraz soğuk Ankara havasında olabildiğince şenliğe çevirmek istiyoruz.”

Mitingin Geniş Bileşen Profili
Mitinge, toplumun her kesimini temsil eden geniş bir bileşen listesi destek verdi. Siyasi partilerden barolara, inanç örgütlerinden sendikalara kadar uzanan bu geniş yelpaze, kadın hareketinin birleştirici gücünü gözler önüne serdi:
- Siyasi Partiler: CHP Ankara İl Kadın Kolları, DEM Parti Kadın Meclisi, TİP Ankara İl Örgütü, EMEP Ankara İl Örgütü ve Emekçi Hareket Partisi.
- Hukuk ve Hak Örgütleri: Ankara Barosu Kadın ve LGBTİ+ Hakları Merkezleri, İHD, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Uçan Süpürge Vakfı ve Kadın Dayanışma Vakfı.
- Emek ve Meslek Örgütleri: DİSK Ankara Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, TMMOB Kadın Çalışma Grubu, TTB Kadın Hekimlik Kolu ve ASMMMO birimleri.
- İnanç ve Kültür Dernekleri: Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Dernekleri ve Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisleri.
- Yerel ve Tematik Gruplar: Dünya Kadın Yürüyüşü, KAOS-GL, Sol Feminist Hareket, Mülkiyeliler Birliği ve Konya’dan Bodrum’a kadar uzanan yerel kadın platformları.
Talepler: Can Güvenliği, Fiziksel ve Ekonomik Güvenlik
Kadınların mitinge gelme sebepleri birbirlerinden farklı olsa dahi esas olarak can güvenliklerinden endişe duydukları için alanda bulundukları olarak kayda geçti. Dünyaya çocuk getiren bedenlerinin herkesten daha güçlü olduğunu vurgulayan kadınlar sayacak olsalar bir yığın talepleri olduğunu fakat kısaca eşit işe eşit ücret talep ettiklerini, ev içi emeğin fark edilmesi gerektiğini, sosyal devletin artık görünür hâle gelmesini ve kadınların bu işlerin yegâne sorumlusu olarak görülmemesi gerektiğini istediklerini söylediler.
Mitingde tarih boyunca kadınların kazandıkları hakların neler olduğu ve bu hakların nasıl kazanıldığına yer verildi. 1919’da tıpkı bugünkü mitingde olduğu gibi yurdun dört bir yanından kadınların Kastamonu’ya akın etmesi ile düzenlenen İşgale Karşı Büyük Kadın Mitingi’ne atıflarda bulunuldu. Kadınların her zaman yurdun sınırlarının içinde ve dışında işgale karşı oldukları ve vatanın savunulması için hazır oldukları haykırıldı. İşgal yıllarında kadın hareketlerini örgütleyen Melek Hanım’ın adının saygı ve sevgi ile anıldığı mitingde kadınların artık Vali’nin karısı Melek Hanım olmak yerine Melek Hanım’ın kendisi olduğu vurgulandı. Katılımcılar, vatanın işgalden kurtulması ile Kemal Atatürk’ün 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlara verdiği seçme ve seçilme hakkından farklı zamanlarda kazanılan sosyal, siyasî ve fiziksel haklarını savunmakta kararlı olduklarını hep bir ağızdan haykırdılar. 90’lı yıllarda düzenlenen ve 50.000 kadının katılım sağladığı Şeriata Hayır Mitinglerine yapılan göndermelerse kendine yer buldu.
Miting alanındaki taleplerinde ısrarcı olduklarını ve değişimin nasıl olacağını belirten mitingdeki katılımcılardan birisi şu açıklamalarda bulundu: “Kişisel olarak beklentimiz bu mitingin bugünden yarına bir şeyleri değiştirmesi değil, bu kadar saf değiliz. Bir şeylerin nasıl değiştiğini, düşüncelerin hayata nasıl geçirildiğini, uzun mücadele tarihimizi biliyoruz. Bugünkü benim kişisel olarak beklentim olabildiği kadar bu alanda taleplerimizi duyulur ve görülür kılmak. Taleplerimizi zaten takip edenler biliyor fakat bilenin bilmeyene karşı sorumluluğu vardır. En gür sesimizle buradayız, bizi hapsetmek istediğiniz karanlığa teslim olmuyoruz. Taleplerimiz de bunlardır deyip her şeyi tekrardan görünür kılmak istiyorum, istiyoruz.”
Laiklik ve Barış Vurgusu Dikkat Çekti
Yoğun bir karma eğitim isteği ve laiklik talebi dile getirilen mitingde kadınlar siyasî, sosyal bir çok sebepten ötürü yargısız infaz ile karşılaşan siyasetçiler için özgürlük vurgusu ise dikkatleri çekti. Barış istediklerini, bunda ısrarcı olduklarını ve kazanacaklarını belirten konuşmacılar “şeriatın karanlığında” kaosa sürüklenmemek için mücadeleye her zaman olduğu gibi hazır olduklarına konuşmalarının içinde yer verdiler. Kadınlar; Türkiye’den İran’a, Venezüella’dan İngiltere’ye dünya barışının yandaşları olduklarını ve siyasetçilerin kara emellerinin oyuncağı olmadıklarını belirttiler.
Katılımcıların Sesi
Mitinge gelen bir akademisyense Tandoğan’dan dünyaya söylemek istediklerini şu şekilde açıkladı: “Akademisyenim, Ankara’ya Kadın Mitingi için geldik. Kendim kişisel olarak hiç Tandoğan’da bir eyleme katılmamıştım. O yüzden bu atmosferi ve dayanışmayı görmek için geldim. Tabi ki hepimizin de görebildiği üzere tüm dünyada kadınlar ikinci sınıf grup olarak görülüyorlar. Kadınlar; ezilen, hakları yenen, aynı işi yapmalarına rağmen erkeklere görece daha az maaş alan bir cinsiyet grubu. Ben de hemcinslerimin yanına onlara destek olmak için bir akademisyen olarak artık iyice yaşlanmadan katılmak istedim. Denizli’deki eylemler sayıca ve katılım olarak çok az oluyor. Burada katılımın yüksek olacağını umuyorum. Dünyadaki kadın hareketlerini de yakından takip ediyorum, hepimiz için çok üzülüyorum. Özellikle türban atma eyleminde hayatları ellerinden alınan kadınlara üzülüyorum. Sosyal medyada düzenli olarak takip ediyorum. Şu anki isyan ortamından çok mutlu oluyorum fakat işin içine siyasetin girmesi ise beni korkutuyor, kimi zamansa heyecanımı kırabiliyor. Biz bugün buraya iki slogan atıp ayrılmaya geldik fakat evladını MESEMlerde kaybetmiş olan annelerin acılarını paylaşıyorum.”
“2026 kadınların direniş yılı olacak”
Siyasi partiler ve bileşenlerden temsilcilerin mesajlarından sonra KESK adın Sekreteri Döne Gevher’in okuduğu ortak metin Türkçe okunduktan sonra sırası ile Kürtçe ve Arapça olarak da okundu. KESK adına konuşmasını yapan Gevher, mitinge şu sözler ile veda etti:
“2025’i ‘Aile Yılı’ ilan edenlere 2026 yılının kadınların direniş yılı olacağını söylemek için buradayız. Susmuyoruz, boyun eğmiyoruz, vazgeçmiyoruz. Şiddetsiz, eşit, özgür bir ülke istiyoruz.”
Miting konuşmalarının ardından kadınlar, “Şeriat yasasına izin vermeyeceğiz”, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz”, “6284 uygulansın” dövizleri taşıdı. Miting, bANDiSTA konseri ile devam etti. Miting alanında dışarıya kadınların kahkahaları, halayları ve zılgıt sesleri yankılandı. bANDiSTA konserinin bitmesi ile katılımcılar alandan herhangi bir polis müdahalesi ile karşılaşmadan ayrıldılar.


