JAPON ESTETİK ANLAYIŞI VE YAŞANMIŞLIĞIN MODASI

Tokyo Scope’tan alınan görsel

Günümüzde trend olan pek çok farklı giyim tarzı bulunmaktadır: Old money (eski para), alternatif, sokak stili, modern minimalist ve Y2K (2000’ler) stili bunlardan sadece birkaçıdır. Her birey, bu çeşitlilik arasından kendisine en yakın olanı seçer ve kendi kişisel tarzına uyarlar. Ancak her yıl farklı bir tarzın hızla yaygınlaşması, “hızlı moda” (fast fashion) akımının birçok toplumun ayrılmaz bir parçası haline gelmesine neden olmuştur. Günümüzde de mağazalardan satın alınan giyim parçaları artık uzun ömürlü olmayıp, kimi zaman “tek kullanımlık” bir nitelik kazanmıştır. Bu nedenle, geçmişte giyilen kıyafetlerin çok daha kaliteli ve uzun ömürlü olduğu fikri toplumda giderek yaygınlaşmış; bu da bir başka giyim tarzı olan “vintage” stilinin popülerleşmesinin temel sebeplerinden biri haline gelmiştir.

Fakat Japon giyim modasını incelediğimizde, bu hızlı moda akımının dünyanın diğer ülkelerine kıyasla o kadar popüler olmadığını görürüz. Japonlar, kendi kültürlerinden edindikleri alışkanlıkları modaya yansıtarak oldukça özgün tarzları hayata geçirmeyi başarmışlardır. Bu durumun en önemli sebeplerinden bazılarının, Japon kültüründe çok kritik bir yere sahip olan uramasari ve wabi sabi felsefeleri beraberinde Kintsugi sanatı olduğu kanısındayım.

Japon Felsefeleri

Uramasari

Japon giyim tarzını incelediğimizde diğer ülkelerden kendisini ayıran bir noktası vardır: sessiz lüksün geçmişten beri uyguluyor olmaları. . Bu anlayışın ilk örneklerini, 18. ve 19. yüzyılları kapsayan Edo döneminde görebiliriz. O yıllarda yürürlükte olan lüks tüketim yasaları, tüketicilerin zenginliklerini dışarıdan belli edecek şekilde sergilemelerini yasaklamaktaydı; bu nedenle ipek kullanımı, dikkat çeken nakışlar ve parlak renklerin kullanımı çoğu zaman uygun görülmemekteydi. Bu kısıtlamalar nedeniyle insanlar, ilk bakışta belli olmayan, gizli alanlarda yansıtmaya çalıştılar. Örneğin kimononun kol içlerine veya yakalarına parlak renkler ve desenler işleterek gizlice lüksün tadını çıkarttılar. Japonlar bu anlayışa uramasari demektedir. 

Uramasari, bir moda akımından daha fazlasını, yani bir hayat felsefesini yansıtmaktaydı. Bu felsefe toplum içinde tevazuyu, özelde alanda cesareti temsil eder. Kurallara uyarken göze çarpmayan hareketlerle küçük isyanlarda bulunmayı ve saklı alanlarda zarafeti keşfetmenin getirdiği mutluluğu benimser. Yüzyıllar geçmesine rağmen bu felsefenin Japon kültüründeki yerini koruduğunu, en belirgin şekilde giyim tarzlarından görebiliriz. Japon tüketiciler, sadece modayı takip edip en yeni ürünü satın alan değil, aksine en yüksek kalitede, en uzun ömürlü ve kendi tarzına uygun parçalara yatırım yapmaya özen gösteren kişilerden oluşmaktadır.

Wabi-Sabi

Japon kültüründe ve modasında sıkça karşılaştığımız bir diğer felsefe ise wabi-sabi’dir. Wabi-sabi, kusurun içinde bir değer ve çekicilik bulma sanatıdır. Diğer bir ifadeyle; doğanın ve zamanın akışının beraberinde getirdiği çeşitli değişimlerde güzellik bulmaktır. Örneğin; zamanla eskimiş bir kolyede, giyside veya bir binada gizli bir çekicilik keşfetmektir. Bu felsefe sadece nesneler için değil, insanlar için de geçerlidir. İster bir yara izi ister bir kırışıklık olsun; wabi-sabi anlayışı bu izlerde derin bir zarafet bulur.

“Wabi” kelimesi, başlangıçta keder, kötümserlik veya zorluk gibi olumsuz duyguları ifade ederken; günümüzde “sade ve huzurlu bir yaşamı” temsil etmektedir. Bu evrim, orta çağ döneminde zor hayatlar yaşayan insanların durumlarından yakınmak yerine gerçekliği kabullenmeyi ve hayata daha olumlu bir pencereden bakmayı öğrenmeleriyle başlamıştır. Böylece kusurlarda dahi güzellik bulma yönünde pozitif bir anlam kazanmıştır. “Sabi” ise zamanla meydana gelen aşınma durumunu ifade eder. Tıpkı wabi gibi, sabi de başlangıçta olumlu bir anlama sahip değildi. Ancak Fujiwara Toshinari ve Matsuo Basho gibi şairlerin, sabi kavramında aktif bir şekilde güzellik keşfetmeleriyle birlikte; günümüzde dinginliğin içindeki o derin ve duygusal ruh halini temsil eden bir kavram olarak anılmaktadır.

Japon modasında bu iki felsefe hayati bir yer edinmiştir. Bu anlayış, seri üretim akımını reddeden ve bunun yerine özgünlüğü ve geçmişin izlerini savunan bir estetiktir. Hızlı modadan uzaklaşarak, zaman geçtikçe kıymetlenen ve güzelleşen kıyafetlere değer verir.

Kintsugi

Pedro Diaz Ridao’dan alınan görsel

Kintsugi sanatında, hem uramasari hem de wabi-sabi felsefelerinin bizzat hayata geçirildiğine şahit olabiliriz. Kintsugi, aslında kırılan çömlekleri onarmak için kullanılan geleneksel bir metottur. Günlük hayatımızda sahip olduğumuz bir eşya kırıldığında çoğunlukla ya yenisini alırız ya da o eşyayı sanki hiç kırılmamış gibi göstermek için arızalı kısımları gizlemeye çalışırız. Ancak kintsugi; çömleklerin kırılan parçalarını özel bir cila ile birleştirdikten sonra, bu kısımları altın veya gümüş tozuyla boyayarak eşyanın hem kullanımını geri kazanmasına hem de yeni, estetik bir boyuta taşınmasına yardımcı olur. Hatta geleneksel çay törenlerinde bu özel estetiği elde etmek için, “chawan” adı verilen çay bardaklarını bilerek kırıp kintsugi yöntemi ile onardıkları görülür. Bu köklü metodun taşıdığı felsefeyi, Japon modasının bütününde de yaygın bir şekilde gözlemlememiz mümkündür.

Kısacası Japon moda anlayışı, nesneleri sadece birer tüketim aracı olarak değil, yaşanmışlıkları barındıran birer “hikaye anlatıcısı” olarak görür. Uramasari’nin gizli zarafeti, Wabi-sabi’nin kusurlardaki güzelliği ve Kintsugi’nin kırıklardan doğan yeni estetiği, hızlı modanın tek tipleştiren ve geçici olan yapısına karşı güçlü bir duruş sergiler. Japon toplumu, kültürel mirasından aldığı bu değerlerle; mükemmel olmayanı kucaklamayı, eskimeyi bir bozulma değil olgunlaşma süreci olarak görmeyi ve özgünlüğü seri üretimin üzerinde tutmayı başarmıştır. Bu felsefelerin ışığında şekillenen giyim tarzı, günümüz dünyasına sadece bir moda akımı değil, aynı zamanda daha bilinçli, sürdürülebilir ve ruhu olan bir yaşam biçimi sunmaktadır.

Kaynakça:

https://www.masarishop.com/newsroom/fashion-style/15-clothing-styles-for-you-to-wear.html?srsltid=AfmBOor_2hp3qm7BDRrX91ks7MyxJAejLO__Qk39tC7C47AA3ffM-Ttq

https://medium.com/mai-yamamoto-boutique/hidden-chic-edos-secret-fashion-and-the-art-of-lining-3b440600ff38

https://www.gov-online.go.jp/eng/publicity/book/hlj/html/202008/202008_07_en.html

https://www.gltjp.com/en/article/item/20739/

https://www.tokyoscope.blog/p/the-best-japanese-street-style-from-438

Leave a Reply