CHP’YE MUTLAK BUTLAN DAVASI: ŞİMDİ NE OLACAK?

Herkesin malumu olduğu üzere 21 Mayıs 2026’da ülkenin en büyük muhalefet partisinin 38. Olağan Kurultayı’nda yapılan genel başkanlık seçimine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mutlak butlan kararı verildi. 

Bu konuyu açıklama adına önce mutlak butlanın ne olduğuna, daha sonra bu sürece gelene kadar yaşananları ve bizi beklemesi muhtemel olayları aktarmaya çalışacağım. 

Mutlak Butlan Nedir?

Hukuki işlemlerin geçerli olması için belli şartlara uygun olması gerekir. Bu şartlar sağlanmadığında hukuki işlemler geçersiz sayılır ve bu geçersizlik durumuna butlan denir. 

Mutlak butlanda ise işlemin sakatlığının sonucu olarak işlem, yapıldığı andan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Yani bu işlem, esasen hiç yapılmamış gibi kabul edilir. 

Bu açıdan CHP’ye dair mutlak butlan kararının verilmesi ile yapılan seçimin hiç olmamış gibi kabul edilip eski genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevini kaldığı yerden devam etmesi söz konusu olacaktır en basit anlatımla. 

Süreçte yaşananlar

Tüm bu sürecin hukuki sacayağını oluşturan dava aslında çok daha önce, 38. Olağan Kurultayı’nın yapılmasından yalnızca iki hafta sonra, 19 Kasım 2023’te bir vatandaşın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruyla filizlenmişti.

 Kurultayda “para karşılığı oy kullandırıldığı” iddiasını içeren bu başvuru, yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi; Başsavcılık da Ocak 2024’te Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında soruşturma başlattı. 

Haziran 2025’e gelindiğinde soruşturma tamamlanmış ve “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla 12 şüpheli hakkında iddianame kabul edilmişti; sanıklar arasında o sırada zaten tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu da yer alıyordu. 

Mahkeme, kurultayda bazı delegelerin oy tercihlerinin para, iş ve adaylık vaatleriyle yönlendirildiği kanaatine vararak kurultayın parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı gerçekleştiğini tespit etti ve 21 Mayıs 2026’da mutlak butlan kararını oy birliğiyle açıkladı.

En temelde mutlak butlan kararına giden sürecin siyasi açıdan somut olarak ilk büyük adımı İBB’nin başında olan ve CHP’nin müstakbel cumhurbaşkanı adayı olması beklenen Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınması idi. Zira halk içinde bu iddialar artık daha somut bir şekilde dillendirilir olmaya başlamıştı.

İmamoğlu’nun duruşmasından bir görsel.

Her ne kadar İmamoğlu’na isnat edilen suçlar; suç örgütü yöneticisi olmak, suç örgütüne üye olmak, irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve ihaleye fesat karıştırmak gibi suçlar olsa da toplumun bazı kesimlerince bu dava, ‘siyasi dava’ olarak algılanmıştır.

Bu görüşü savunanların temel savlarından biri ise davaya ilişkin iddianamede İmamoğlu’na isnat edilen suçlardan ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek’ suçunun, İBB Kültür A.Ş’nin websitesinde ‘cookies’ istenmiş olması olarak ifade edilmiş olmasıdır. 

Zira  böyle düşününlerin oranı, Veri Enstitüsü Direktörü Dr. Erman Bakırcı’nın anketinde belirttiği üzere, 2026 Nisan itibariyle, yüzde 50’ye yakındır. 

Nitekim İmamoğlu’nun, CHP’nin kendisini cumhurbaşkanı adayı olarak açıklamasının arifesinde tutuklanmış olması da açıkçası bu kişileri haklı kılacak niteliktedir. 

Dahası, bu süreçte CHP’nin kazanmış olduğu belediyelerdeki belediye başkanlarının da ardı ardına tutuklanması söz konusu olmuştur. Buraya örnek olarak Bursa, Antalya ve Bolu belediye başkanları örnek olarak verilebilir. 

11 Şubat 2026’da İBB davasının iddianamesini hazırlaması ve bu süreci bulunduğu konum nedeniyle yürütmesi nedeniyle gündemde olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı’sı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atanmıştı.

Akın Gürlek TBMM’de yemin ederken.

Bazı gazeteciler bu atamayı İBB’ye yönelik davaların Ankara merkezli olarak yürütülmesi için olduğunu, yani CHP’ye mutlak butlan davası için olduğunu ifade etmekteydi. 

21 Mayıs 2026’da mutlak butlan kararının çıkması ve hemen ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Verilen bu karar vatandaşımızın demokrasiye olan güvenini gösteren bir karardır.” şeklindeki ifadesi de bu iddiayı güçlendiriyor gibi gözükmektedir. 

Ezcümle, mutlak butlan kararının verilmesi ile beraber halihazırda genelbaşkan olan Özgür Özel yerine, eski genelbaşkan olan Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geçmiş olacaktır. 

Bizi Beklemesi Muhtemel Olanlar

Mutlak butlan kararının hemen ardından akıllara gelen ilk soru, elbette erken seçim meselesi oldu. Ankara kulislerini yakından takip eden gazeteci Sinan Burhan, Bahçeli’nin ve Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını “seçim startını veren açıklamalar” olarak nitelendirerek iktidar blokunun stratejisini tamamen erken seçime göre kurguladığını, Türkiye’nin bu sonbahar seçime gidebileceğini iddia etti. 

Öte yandan Cumhuriyet gazetesinden Barış Terkoğlu’nun aktardığı kulis bilgilerine göre, Erdoğan’ın Haziran ayından itibaren yeni anayasa çalışmaları için resmen harekete geçmesi, ardından yaz sonuna doğru seçim sürecinin gündemde yerini alması bekleniyor. 

Bu tablonun arka planında son derece kritik bir anayasa hukuku meselesi yatmaktadır. Anayasa’nın 116. maddesi, Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde mevcut cumhurbaşkanının tekrar aday olabileceğini öngörüyor. Yani erken seçim kararı alınmadığı sürece Erdoğan’ın yeniden aday olması mümkün değil; ancak Meclis bu kararı aldığı takdirde kapı anayasal olarak aralanmış oluyor. Bir başka deyişle erken seçim, yalnızca bir siyasi tercih meselesi değil, Erdoğan’ın siyasi geleceğinin de belirleyicisi konumunda.

Bölünmüş bir CHP tablosunun cumhurbaşkanlığı yarışında iktidara avantaj sağlayabileceğine dikkat çeken analistler, seçim takvimine kadar CHP’yi parçalı ve kriz içinde bir yapı olarak göstermenin iktidar açısından stratejik bir hedef olduğuna işaret ediyor. 

Nitekim Bloomberg verdiği haberde, mahkeme kararının Erdoğan’ın rakiplerine ciddi bir darbe vurduğunu yazdı. Muhalefet cephesinde yaşanan bu dağılma, iktidarın elini güçlendiriyor olmakla birlikte tablonun tek boyutlu olmadığını da belirtmek gerekir: Meclis aritmetiği açısından bölünmüş bir muhalefetin ciddi riskler doğurabileceği de aynı analistlerce dile getiriliyor.

CHP içinde ise Özgür Özel’in bundan sonra ne yapacağı sorusu gündemin merkezine oturdu. Özel ve CHP yönetiminin önceliğinin partiyi teslim etmemek ve direnç göstermek olduğu, yeni parti kurma ihtimalinin ise ancak son çare olarak değerlendirildiği kulislerdeki baskın görüş olarak öne çıkıyor. 

Bununla birlikte CHP kulislerinde “Ekim Partisi” adıyla bir yedek parti kurulacağı iddiası da gündemden düşmüyor; parti kaynakları bu planın varlığını doğrularken ayrı bir genel merkez binası hazırlandığı iddialarını reddetti. 

Tüm bu gelişmelerin daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulamak gerekir. Yeni anayasa meselesi, salt hukuki bir düzenleme olmanın çok ötesine geçiyor; sistemin Erdoğan sonrasına hazırlanması için de bir fırsat penceresi olarak okunuyor. 

İddialara göre Haziran’da başlaması öngörülen anayasa mesaisi kapsamında demokratik kitle örgütleriyle temaslar kurulacak, siyasi partilere ziyaretler gerçekleştirilecek ve hukukçularla taslak metinler üzerinden görüşmeler yapılarak konu Meclis gündemine taşınacak.

 Böylesi bir süreçte güçsüz ve iç çatışmalarla meşgul bir muhalefetin müzakere masasındaki ağırlığının oldukça sınırlı kalacağı açık; dolayısıyla mutlak butlan kararının etkileri, yalnızca bir partinin liderlik krizinin çok ötesine uzanabilir.

Tüm bu yaşananların en hafif tabiriyle siyasi yönlerinin olduğu su götürmez bir gerçektedir. Ülkenin en büyük muhalefet partisinin siyasi dava yoluyla güçsüzleştirilmeye çalışılması, ülkemizde var olduğu iddia edilen demokrasinin yok edilmesi yolunda büyük bir adım olduğu da ifade edilebilir.  Bu bakımdan yazımın sonunu, Zincire Vurulmuş Prometheus’un çevirmenlerinden olan Azra Erhat’ın önsözde ifade ettiği şu cümleyle sonlandırmak istiyorum: 

“Akıl gücü kaba güçten üstündür. Düşünceye gem vurulamaz. Özgür düşünce tutuklanamaz, susturulamaz, alt edilemez. Olaylar nasıl gelişirse gelişsin gelecekte egemenlik kaba kuvvetin değil, özgür düşüncenindir.”

KAYNAKÇA:

  https://www.hurriyet.com.tr/gundem/live-son-dakika-chp-icin-mutlak-butlan-karari-cikti-43179957

  https://www.posta.com.tr/gundem/chpde-kurultay-davasinin-tarihcesi-mutlak-butlan-sureci-bursada-yapilan-bir-basvuruyla-basladi-2995221

  https://www.odatv.com/guncel/herkes-chpdeki-mutlak-butlani-konusuyor-peki-gerekceler-ne-120148082

https://www.ntv.com.tr/turkiye/chp-kurultayi-icin-mutlak-butlan-karari-cikti-ozel-gorevden-alindi-kilicdaroglu-goreve-iade-edildi-1725359

  https://www.milliyet.com.tr/gundem/chpde-kurultay-davasinin-tarihcesi-mutlak-butlan-sureci-bursada-yapilan-bir-basvuruyla-basladi-7592135

  https://www.superhaber.com/chpdeki-mutlak-butlan-karari-sonrasi-bomba-iddia-turkiye-bu-sonbahar-secime-gidebilir-haber-576359

  https://medyascope.tv/2026/05/21/acik-oturum-522-erdogan-sancagi-devreder-mi-mutlak-butlan-kilicdarogluna-ne-kazandirir/

  https://t24.com.tr/politika/mutlak-butlan-gundemi-kilicdaroglu-ve-ekibi-nasil-donecek-chp-bolunecek-mi-ozgur-ozel-yeni-parti-kuracak-mi,1323607

  https://www.takvim.com.tr/guncel/2026/05/11/chpde-mutlak-butlan-panigi-yedek-parti-dogru-yeni-genel-merkez-yalan

  https://www.gercekgundem.com/guncel/chpye-mutlak-butlan-karari-dunya-basininda-bloomberg-reuters-afp-571969

  https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/once-anayasa-sonra-secim-iste-erdogan-in-dugmeye-basacagi-tarih-2505781

  https://www.sporx.com/2026-da-secim-var-mi-cumhurbaskanligi-secimi-ne-zaman-SXHBQ1140523SXQ

 https://kadimhukuk.com.tr/makale/recep-tayyip-erdogan-yeniden-aday-olabilir-mi/

Leave a Reply