Kaprisler: Goya’nın Gözünden Aklını Uykuya Yatıran İspanya

                  İnsan, kusurları olan bir canlıdır. Olan kusurlarını fark edip üzerine düşünmek yerine onları mantıklı veya mantıksız gerekçelendirip normalmiş gibi kabul eder. Bireysel düzeyde zararsız ve masum olan bu kabuller, yan yana geldiğinde karmaşıklaşarak toplum yapısının temeline işler. Toplumsal düzeye gelen kabuller kusurlu da olsa zamanla tekrar ederek gelenek adı altında korunmaya, sürdürülmeye devam eder. İçinde bulunulan yapıyı eleştirmek ise alışılmışlık ve olağanlıktan dolayı zorlaşır. Bununla birlikte, toplumun katmanlı yapısı, alışılmış davranışların nedenlerini çeşitlendirdiğinden eleştirinin hedefini karmaşıklaştırır. Bu nedenle toplumsal eleştiri çoğu zaman doğrudan değil, dolaylı yollarla kendini açığa çıkarır. Mizah ve sanat da toplumu eleştirmekte kullanılan en etkili dolaylı yollardan ikisidir. Sanatı kullanarak yaşadığı toplumu eleştiren isimlerden birisi ise Francesco de Goya’dır. Goya’nın ünlü gravür serisi Kaprisler, en çarpıcı toplumsal eleştirilerinden biri olarak sanat tarihinde yer edinmiştir.

Kaprisler (Los Caprichos)

                  18. yüzyıl İspanyol sanatının önemli figürlerinden biri olan Francisco de Goya, şu an en popüler resimlerinden biri olan Satürn Oğlunu Yiyor (Saturno devorando a su hijo) ile tanınsa da yaşadığı dönemin İspanyol toplumuna getirdiği eleştirilerini resmettiği Kaprisler (Los Caprichos) sanatın en etkili eleştiri yollarından biri olduğunun en güzel örneklerinden biridir. Goya’nın karanlık ve absürt eleştirel dili sadece gözlemlerinin değil, ruhsal durumunun da bir sonucudur. 1793’te geçirdiği ve kalıcı sağırlık ile sonuçlanan hastalığının ardından daha da karamsar bir hâle bürünür. Bu yüzden Kaprisler aslında Goya’nın hem topluma yönelik eleştirilerini hem de bireysel insan doğasına karşı kuşkularını dile getirir.

1797-1798 yıllarında hazırlanan ve 1799’da yayımlanan Kaprisler, toplam 80 gravürden oluşan bir seridir. Gravür sanatı; ağaç, metal ve benzeri bir maddeyi çeşitli renklerle boyayarak ardından yer yer kazıyarak ve oyarak resim yapma sanatıdır. Bu sanatın ürünlerine de gravür adı verilir. Goya, serinin eserlerinde birbirini tamamlayan asitli kazıma (etching) ve leke baskı (akuatint) tekniklerini kullanarak güçlü kontrastlara yer vermiştir. Kaprisler serisinde İspanyol toplum yapısını karanlık bir şekilde işleyen Goya, sınıfsal ayrılıklar, cehalet, ikiyüzlülük, batıl inançlar ve evlilik gibi konulara değinmiştir.

Seçili Gravürler ve İncelemeleri:

Kaprisler'den Seçili Gravürler Vol. 1
Resim 1. Kaprisler‘den Seçili Gravürler Vol. 1 [1].
 (a) Gravür 1, (b) Gravür 2, (c) Gravür 12, (d) Gravür 39.

Gravür 1: Kaprisler, Goya’nın resmi ve ciddi bir ifadesi olan otoportresi ile başlar. Kendisini bir “gözlemci” olarak konumlandıran Goya, bu portredeki sert bakışlarıyla toplumsal yozlaşmaya karşı takınacağı eleştirel tavrı resmeder.

Gravür 2 – Evet Derler ve Ellerini İlk Gelene Uzatırlar (El sí pronuncian y la mano alargan al primero que llega): Bu eser, 18. yüzyıl İspanya’sındaki evlilik kurumunu eleştirir. Özellikle genç kızların, ekonomik çıkarlar uğruna tanımadıkları ya da kendilerinden yaşça büyük adamlarla zorla evlendirilmesini ele alır. Kadının yüzündeki maske, bu tür evliliklerin ikiyüzlülük ve sahtekarlık üzerine kurulu olduğunu simgeler.

Gravür 12 – Diş Avında (A caza de dientes): Goya’nın batıl inançları en sarsıcı ve net şekilde ele aldığı gravürlerden biridir. Gravürde bir kadının, tiksinerek de olsa asılmış bir mahkumun dişlerini sökmeye çalıştığı görülür. Dönemin batıl inanışına göre, hayatı idam yoluyla yani şiddetle yarım kalan birinin bedeninde hâlâ “yaşam enerjisi” bulunduğuna ve bu kişinin dişlerinin büyücülükte etkili bir malzeme olduğuna inanılırdı. Goya özellikle bu gravürde insanların cahillikleriyle ve saplantılarıyla ne kadar ileri gidebileceklerini gözler önüne serer.

Gravür 39 – Dedesi Kadar Asil (Asta su abuelo): Seri boyunca soyluları cehaletin simgesi olan eşek figürüyle tasvir eden Goya, bu gravürde kendi soy ağacını inceleyen bir eşeği resmeder. Aristokrasinin “safkan” ve soyluluk unvanlarına olan takıntısını eleştiren Goya; bir kişi ne kadar köklü ve soylu bir aileden gelirse gelsin, akıldan yoksun olduğunda özünde “cahil bir eşek” olduğu gerçeğinin değişmeyeceğini vurgular.

Kaprisler'den Seçili Gravürler Vol. 2
Resim 2. Kaprisler’den Seçili Gravürler Vol. 2 [1]
(a) Gravür 42, (b) Gravür 43, (c) Gravür 50, (d) Gravür 55.

Gravür 42 – Yapamayan Sen… (Tú que no puedes): Serideki sınıf ayrımlarını ve sosyal adaletsizliği anlatan gravürlerden biridir. Goya, iki köylüyü sırtlarında “soyluları” taşırken resmetmiştir. Seri boyunca devam eden eşek imgesiyle betimlenen soylular, hiçbir iş üretmeden halkın emeğiyle beslenirken; köylüler, sırtlarındaki bu boş soyluların ve ağır vergilerin altında ezilmektedir.

Gravür 43 – Aklın Uykusu Canavarlar Yaratır (El sueño de la razón produce monstruos): Kaprisler’in düşünsel merkezi kabul edilen, serinin en ünlü gravürdür. İsminden de anlaşıldığı üzere; akıl uykuya yatırıldığında ve mantık devre dışı kaldığında, insanın gerçeklikten ne kadar uzaklaştığını vurgular. Figürün etrafına toplanan baykuşlar cehaleti, yarasalar ise kötülüğü, karanlık düşünceleri ve batıl inançları simgeler.

Gravür 50 – Chinchillalar (Los Chinchillas): Bugün dahi eleştirilen dogmatik fikirlerin değiştirilememesi olgusu üzerine resmedilen bir gravürdür. Goya bu gravürü, José Cañizares’in El Dómine Lucas oyunundaki cahil ve uyuşuk uşak figürü “Chinchilla”’dan esinlenerek kurgulamıştır. Gözleri kapalı ve kulakları mühürlü figürlerin bir eşek tarafından beslenmesi; yeni fikirlere kapalı olan, sadece üst kesimin söyledikleriyle yetinen insanları temsil eder. Ayrıca, gözlerini kapatmaları içlerinde bulundukları sefaleti kasıtlı olarak görmezden geldikleri simgeler.

Gravür 55 – Ölene Kadar (Hasta la muerte): Goya, yaşlı bir kadının aynada süslenişini ve arkada ona gülen gençleri resmetmiştir. Bu gravür sadece bir güzellik takıntısı değil, aynı zamanda insanın yaşlılık, ölüm ve kendi gerçekliğiyle yüzleşmeyi reddedişi olarak da okunabilir. Goya, eserin isminde de belirttiği üzere, insanın bu davranışının ölene kadar sürdüğüne atıfta bulunmuştur.

Kaprisler'den Seçili Gravürler Vol. 3
Resim 3. Kaprisler’den Seçili Gravürler Vol. 3 [1]
(a) Gravür 62, (b) Gravür 63, (c) Gravür 71, (d) Gravür 79.

Gravür 62 – Kim Tahmin Edebilirdi ki! (¡Quién lo creyera!): Birbirine saldıran iki canavar figürünün şiddetli kavgası resmedilmiştir. İki figür de aşağı düşüyor olmalarına rağmen, hırslarına yenik düşerek çatışmaya devam ederler. Goya, “Kim tahmin edebilirdi ki!” başlığıyla, insanların hırs ve nefret uğruna kendi sonlarını hazırlarken bile ne denli canavarlaşabilmelerine duyduğu şaşkınlığı dile getirir.

Gravür 69 – Üfle (Sopla): Serinin en rahatsız edici ve vurucu gravürlerinden biridir. Bir grup yaşlı cadının çocukları alıp ateşi körüklemek veya söndürmek için kullandığı görülür. Masumiyetin sömürülmesini resmeden bu gravürde yaşlı ve yozlaşmış olan kuşağın gençleri ve çocukları kendi karanlık -hatta sapkın-amaçları uğruna kullandığını ortaya koyar.

Gravür 71 – Şafak Sökerse Gideriz (Si amanece; nos vamos): Karanlıkta toplanmış bir grup cadı figürü resmedilmiştir. Goya burada karanlığı “cehalet”, şafağı ise “aydınlanma” olarak imgelerken; “Şafak sökerse gideriz” ifadesiyle, batıl inançların ancak cehaletin karanlığında, gölgesinde varolabileceğini vurgular.

Gravür 79 – Kimse Bizi Görmedi (Nadie nos ha visto): Din adamı veya keşiş olduğu anlaşılan figürlerin gizlice içki içip eğlendiği görülür. Gravürün isminden de anlaşılacağı üzere bu eser, dini ikiyüzlülüğün sert bir eleştirisidir. Aydınlıkta farklı, karanlıkta farklı davranan figürlerin ahlaki bir pişmanlıktan ziyade sadece görülmeme kaygısıyla hareket ettiklerini resmeden Goya, özellikle yüzlerini de deforme olmuş bir şekilde çizerek yaşadıkları yozlaşmayı daha da vurgulu vermek istemiştir.

                  Sonuç olarak, Francesco de Goya’nın Kaprisler’i 18. Yüzyıl İspanya’sına ayna tutarken aynı zamanda insan doğasının yüzyıllardır değişmeyen kusurlarına yönelik uyarılar da içerir. Açgözlülük, dogmatik bir zihin, bencillik… Goya serinin tamamında aklın önemini ve onun yokluğunun toplumda nasıl sonuçlar doğurduğunu ele alır. Ancak Kaprisler’i bugün bile bu kadar sarsıcı kılan şey, Goya’nın yaşadığı toplumda gördüğü “karanlığın” bugün bizim hâlâ aşamadığımız gerçekler olmasıdır. 

Bu yazı ilginizi çektiyse bütün eserleri internetten ve bu videodan bulup inceleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=wMFPPGRAEyE

Kaynakça

[1]  Goya, Francisco de. Los Caprichos. 1799. Gravür serisi.
The Metropolitan Museum of Art, New York. (Seçili gravürler)

Leave a Reply