Savaşlar, insanları kıtlık, hastalık, ölüm gibi birçok zulme maruz bırakmakla birlikte, insanlığa yeni bir düzen kurma mecburiyeti getirir. İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasında Amerika, Japonya , Güney Kore gibi ülkeler büyük bir yenilenme hareketine girdiler. Genellikle ağır sanayiye dayalı üretim sektörü yerini, yavaş yavaş yükte hafif pahada ağır ürünlere dayalı üretime bırakmaya başladı. Teknoloji ve inovasyona dayalı bu değişim hareketi günümüze geldiğimizde neredeyse zorunluluk haline geldi diyebiliriz.

Günümüzde bilişim sektörü olarak tabir edilen , teknolojiye dayalı ürünlerin oluşturduğu sektör, dünyada 4.1 trilyon dolarlık bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. Avrupa’da ise 1.2 trilyon dolarlık hacme ulaşmış sektörde, Türkiye’nin yeri  ise pek iç açıcı değil. 1.2 trilyon dolarlık Avrupa piyasasının %2’sine, 4.1 trilyon dolarlık dünya hacminin ise ancak %0.75’ine sahibiz. Sektörün ticaret hacmi 1 milyar dolara, yani dünya ticaret hacminin  %13-14’üne ulaşmış durumda iken, Türkiye için bu oran %3 gibi düşük seviyede seyrediyor. ar-ge

Bilişim sektörünün Türkiye’de yeterli düzeyde olmamasının en büyük nedeni, AR-GE çalışmalarının çok düşük olması diyebiliriz. Bunu verilerle açıklamak gerekirse:

-Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın AR-GE payı bizde %0.67 iken, ABD’de %3 ,Japonya’da %3.5, AB’de ise %2 civarında.

– Her on bin kişiden çıkan araştırmacı sayısı bizde 11, AB’de 94.

– Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü raporuna göre, patent sayısında 53 ülke arasında 48. sıradayız .

– Bilimsel yayın sayısı olarak, bizde milyon nüfusa 41 adet çıkarılırken, AB’de bu oran 613 (2004).

Ülkemizde AR-GE için yapılan yatırımların, dolayısıyla bilişim sektörünün yeterli düzeyde olmamasında, vergilerin yüksek düzeyde olması, üniversite-sanayi işbirliğinin beklenen seviyede olmaması,planlama yetersizliği, bürokrasinin yavaş ilerlemesi ve devlet teşvik oranları sebep olarak gösterilebilir.

silikon vadisiABD’nin Kuzey Kaliforniya kısmında, 1952 yılında, birçoğumuzun az çok bilgi sahibi olduğu, Stanford Research Park, yani Silikon Vadisi kurularak bilişim sektörünün ana merkezleri diyebileceğimiz teknoparkların ilk adımı atılmış. ABD’den sonra sırasıyla, İngiltere’de kurulan  Heriot-Watt ve Cambridge Teknoparkı, İrlanda’da Dublin, Almanya’da da Berlin bilişim sektörü adına öncü firmaların çıktığı merkezler haline dönüşmüş. Dünya’nın en büyük bilişim merkezi, Silikon Vadisi’nden biraz daha detaylı bahsedecek olursak, tek başına Finlandiya ekonomisi kadar hacme sahip olması, Intel, HP, Apple, Microsoft, Google, Oracle ve Mozilla gibi dünya çapında firmaların kuruluş yeri olması, 3000 civarı firma ile bağlantılı olması ve bünyesinde 250 bin çalışan bulundurması, hayret ve takdir etmeniz için yetecektir diye düşünüyorum.

2023 hedeflerinde, 500 milyar dolar ihracat hacmi ve kişi başı 25 bin dolar gelir hedefi olan hükumet, bilişim sektörünün bu hedefleri yakalamak için kaçınılmaz olduğunu düşünerek, Silikon Vadisi’nin bir örneğini de ülkemizde kurmak için, 2010 yılında çalışma başlattı. Küresel çapta 10 marka oluşturma hedefiyle, Bilişim Vadisi ismini alacak bu teknoloji merkezinin Gebze’de kurulmasına 2012 yılında karar verildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, altyapı çalışmalarına başlanan Bilişim Vadisi’nin ilk etabını en geç sene başına yetiştirmek istediklerini belirtti.

Bu projenin faydalarından bahsedecek olursak, yukarıda bahsettiğimiz AR-GE yapılamamasının önündeki en büyük engellerden olan teşvik ve vergi oranlarında, Bilişim Vadisi içinde olacak firmalar için tatmin edici düzenlemeler var diyebiliriz. Gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacak olmaları, çalışanların sigorta primlerinin %50’sinin devlet tarafından karşılanacak olması teşvik edici düzenlemelerden birkaçı. Şimdiye kadar IBM, Samsung, Siemens, Oracle, Turkcell, Arçelik, Akbank ve Netaş gibi firmalarla görüşmeler yapılmış. Firmalar arası etkileşimin büyük öneme sahip olduğu bilişim sektöründe, firmalar için uygun eko-sistemin yaratılacak olması, hem var olan firmaların gelişimi adına, hem de yatırımcıları ve biz gençleri teşvik etmek adına umut ışığı olacaktır diye düşünüyorum. Rekabetin ve inovasyonun son derece mühim olduğu bilişim sektöründe, bu proje bizi ne kadar ileri götürecek, onu kestirmek şimdi için zor görünse de, projenin başarılı olmasını umuyor ve diliyorum.

 

 

Kaynakça

-http://www.fortuneturkey.com/bilisim-vadisinde-altyapi-calismalari-basladi-4474

-https://www.mess.org.tr/ti.asp?eid=4775

-http://www.karel.com.tr/blog/dunya-ve-turkiye-bilisim-pazari

-http://www.cnnturk.com/2013/ekonomi/genel/11/25/bilisim-vadisi-tesvikleri-acikladi/732112.0/index.html

-http://www.tbv.org.tr/projeler,DP-389.html#.VRhC_fmsWy5

-http://www.aa.com.tr/tr/tag/385229–teknoloji-devleri-bilisim-vadisinde-bulusacak

-http://www.bilisimvadisi.co/

http://www.slideshare.net/resmikullanici/bilisim-vadisi-calistay-raporu

-http://www.generaringresos.com/wp-content/uploads/2011/03/Silicon_Valley_mentalidad_emprendedora2.jpg

Leave a Reply