Gökyüzündeki Çift Yıldızlar: Çift-Başlı Buzağı

Çift-Başlı Buzağı

Canlılarda birden fazla kafa oluşumunun literatürdeki adı “Polisefali”dir. Çok nadir rastlanan bir durumdur. Amerika, Utah Cedar City’deki Southern Utah Üniversitesi kampüsündeki Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenen çift-başlı buzağı birçok kişinin dikkatini çekmiştir ki şiirlere bile konu olmuştur. 8 Mayıs 1949 Anneler Günü’nde, Amerikanın Utah eyaltinde polisefali hastalığına sahip olan yavru bir buzağı dünyaya gelmiştir. Babasının bilinmediği bu buzağının durumunun nedeninin babası ile ilgili olunduğu şüphelenilmektedir. Canlı ve sağlıklı bir şekilde doğmasına rağmen çift-başlı buzağı doğumundan kısa bir süre sonra ölmüştür. Sağlıklı bir vücut yapısına sahip olan bu buzağının hayati organlardan oluşan tek bir sistemi vardı. Çift-kafanında mideye giden bir besin kanalı ve bir grup akciğere giden bir solunum borusu vardı. Vücudunun geri kalan kısmı da sağlıklı bir buzağının vücudu gibiydi. Onu eşsiz yapan tek özelliği çift başlı olmasıydı. Ölümünden sonra vücudu taksidermi yapılıp müzelerde sergilenmeye başlanmıştır. Böylesi eşsiz bir olay ise Laura Gilpin’in şiiri “Two-Headed Calf”a konu olmuştur.

Two-Headed Calf

Tomorrow when the farm boys find this
freak of nature, they will wrap his body
in newspaper and carry him to the museum.

But tonight he is alive and in the north
field with his mother. It is a perfect
summer evening: the moon rising over
the orchard, the wind in the grass. And
as he stares into the sky, there are
twice as many stars as usual.

Laura Gilpin

Yukarıda görmüş olduğunuz şiir, Utah Doğa Tarihi Müzesinde sergilenen çift-başlı buzağıdan esinlenerek yazılmıştır. Şiirin ilk kıtasında da bahsedildiği gibi bu sıradışı buzağının bedeninin bulunmasından kısa bir süre sonra vücudu müzelerde sergilenmek üzere alınacaktır. Doğanın sıradışı olaylarını tüm insanlara haber vermek amacıyla, gazetelerde de buzağından söz edilecektir. Çünkü insan kendisine yabancı gelen şeye ilgi duyar. Sıradanlık, hayatımızdaki heyecan ve merak ögesini köreltir. Bu yüzden de eline aldığı bir gazetede normalde rastlanmayan çift-başlı bir buzağı gördüğünde insan meraklanacaktır. Bu yüzden de müzede sergileniyordur vücudu buzağının. İnsana her baktığında doğanın neler var edebileceğini hatırlatır.

Şiirin ikinci kıtasında, buzağının doğumundan sonra yaşadığı birkaç dakikadan bahsedilir. Annesi ile beraber kırlarda yatmaktadır. Her şey bir yaz akşamı olması gerektiği gibidir. Ay gökyüzünde kırları aydınlatıyor ve rüzgar çimenlerin üstünde geziniyordur. Ve şiirde de bahsedildiği gibi buzağı, normalden iki katı fazla yıldız görüyordur gökyüzünde. Bu dize bence buzağa daha sempatik bir bakış açısı duymamızı sağlar. Neden diye soracak olursanız da yıldızları örnek verebilirim. Kim gece gökyüzüne bakıp yıldızları gördüğünde büyülenmez ki! Kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen var olduklarını parlayak gösteren yıldızlar…En azından beni hep büyülemiştir geceleri gökyüzü. Bu yüzden de normalde gördüğümden daha da fazla yıldız görmenin fikri bile beni heyecanlandırır.

Kaynakça

https://en.wikipedia.org/wiki/Polycephaly

Leave a Reply