Hastalıklı Bir İlgi Manyağı: Signe

2022 yılının kasım ayında çıkan Kristoffer Borgli tarafından yazılıp yönetilen film İlgi Manyağı, günümüz dünyasında insanların ilgi açlığının onları ne denli mahvettiğini gözler önüne seriyor. Ana karakter olan Signe, narsist sevgilisinin gölgesi altında yaşamaya çalışırken ilgi görme açlığını doyurmak için yöntemler ararken buluyor kendini. Ama bulduğu yöntemlerin kendini nasıl mahvedeceğini öngörmekte zorlanıyor çünkü beyninde tek bir düşünce var: ilgi görmek. Ne için, nasıl veya kim tarafından ilgi göreceği umurunda değil, tek derdi sevgilisinin gölgesinden sıyrılıp kendi spot ışıklarını yaratmak. Bunun için internette eşi benzeri olmayan klinik vakaları araştırırken yasa dışı bir ilacın insan cildini kusursuz şekilde mahvettiğini, bu ilacı kullananların türlü haber sitelerinde fotoğrafları olduğunu görüyor ve bu yöntemi kendine uygulama kararı alıyor.

Bir an önce ilgi görmeye başlamak istediği için bu ilaçları abartılı şekilde içiyor çünkü yüzünün ilk başlarda bozulmadığını gördükçe sinirleri bozuluyor ve bazen bir kutu ilacın hepsini kafasına dikiyor, bazense şekermiş gibi canı sıkıldıkça ilaçları içiyor ve bunları herkesten gizli yapıyor. Ne kadar mantıksız davrandığından bihaber, ilgi görmesini sağlayacağı bu yönteme tutunuyor, başka hiçbir şeyi umursamıyor. Aslında Signe’nin yaptığı yöntemle olmasa bile birçoğumuz kimi zaman ilgi görmek için mantıklı olmayan davranışlar sergileyebiliyoruz, özellikle yakın çevremizde sürekli ilgi gören ve bize kendimizi görünmez hissettiren insanların gölgesinde yaşıyorsak ilgi görmek adeta bir ihtiyaca dönüşebiliyor. Bu durumda olduğumuzu düşünürsek Signe’nin aslında çok doğal ve masum bir ihtiyaçla bu noktaya geldiğini anlayabiliriz, çünkü onun içindeki görünmez kız aslında sadece “ne olur beni de birileri görsün, ben de bu dünyada varım” demeye çalışıyor, bir nevi davranışları yardım çığlıkları niteliğinde oluyor.


 Ama siz de benim gibi düşünüp kendini sırf ilgi görmek için bu hale getirmesine gerek var mıydı derseniz, hayır yoktu. Bu davranışları zaten halihazırda onun hasta ruhlu biri olduğunu kanıtlıyor, ama belki de bu duruma gelmeseydi içindeki hasta ruh ortaya çıkmazdı. Her ne kadar basit bir istek sonucu bu hale gelmiş olsa bile bence yönetmen bize ilgi görme isteğinin de tehlikeli bir hastalığa dönüşebileceğini Signe üzerinden kanıtlıyor. Ve sonunda Signe istediği ilgiyi görmeye başladığında ve yine de tatmin olmadığında biz de anlıyoruz ki aslında ilgi görmenin bir sonu yok, olay kendi varlığından ne kadar tatmin olduğun ve kendine ne kadar değer biçtiğin. Eğer Signe kendi değerinin farkında olsaydı böyle absürt yöntemlerle kendini ilgi görmek pahasına mahvetmezdi. Yani aslında kendine hak ettiği değeri gösteren birisi başkalarının ilgisine bu kadar aç olmayacağından ben bu filmden şunu anladım; kendimize hak ettiğimiz ilgiyi göstermediğimiz sürece hiç kimsenin ilgisi bizi tatmin etmeyecek, önemli olan bizim kendimize dair olan düşüncelerimiz, başkalarınınki değil.

Kaynakça: www.beyazperde.com/filmler/film-303683/

Leave a Reply