Tarih 17.06.2012’yi gösterirken, Bilkent Üniversitesi Odeon’da büyük bir coşku hakimdi. Veliler, saçları yapılı ve tatlı bir telaş içindeki öğrenciler, öğretim üyeleri ve dahi görevliler alanı doldururken akıllarda tek bir kelime çınlıyordu: MEZUNİYET!

Bilkent Üniversitesi mezuniyet töreni her yıl olduğu gibi bu yıl da fakültelerin kalabalığından dolayı ve sistematik açıdan daha düzenli olabilmesi adına üç oturum halinde gerçekleştirildi. 10.30’da başlayan oturumda İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi,  İşletme Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi vardı. 14.30’da başlayan oturumda İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu, Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu, Uygulamalı Yabancı Diller Yüksekokulu ve son oturum olan 18.30’da ise  Bilgisayar Teknolojisi ve Büro Yönetimi Meslek Yüksekokulu, Eğitim Fakültesi, Fen Fakültesi, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İngiliz Dili Meslek Yüksekokulu, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi vardı. Fakültelerin ismine, mezun olan kişilerin sayısına ya da cübbelerin rengine bakılmaksızın, tüm öğrencilerde aynı coşku ve telaş hakimdi.

Her oturumun başında, öğrencilere, öğretim üyelerine, Bilkent idari personeline, velilere ve diğer konuklara seslenen konuşmasını yapan Sayın Rektörümüz Abdullah Atalar, nüktedan sözleri ve gerçekleri esprili yorumlayış tarzıyla, mezun olan öğrencilerin gerginliklerini onları güldürmeyi başararak yok etti. Ardından yüksek lisans ve doktora, ardından da lisans öğrencilerine diplomaları takdim edilirken, flaşlar hiç durmadan patladı ve alkışlar hiç susmadı. Sayın Rektörümüzün oğlu ve Sayın Rektör Yardımcımızın kızı da mezun olan simalar arasındaydı.

Protokol olarak da çok önemli konuklara ev sahipliği yapan mezuniyet töreninde çok dikkat çekici dört olay günün sonunda akıllarda kaldı. Bunlardan ilki, Afrika’dan çocuklarının mezuniyetini kutlamak için gelmiş olan tahminen 20 kişilik ekipti. Bazılarının yerel kıyafetleri, ve son derece sıra dışı saç şekilleri herkesin dikkatlerini üzerine topladı. İkinci olay, Bilkent Üniversitesi mezunlarından, kar kaplanı Nasuh Mahruki’nin, üniversitemiz tarafından fahri doktoraya layık görülmesi ve bunun takdimiydi. Çoğumuzun bildiği üzere, Bilkent duvarlarında gördüğü dağcılık kulübü ilanıyla hayallerinin peşine düşen Mahruki, Everest’e tırmanan ilk Türk ve dünyadaki ilk Müslüman olma şerefine nail olmuştur. Bununla da kalmayan Mahruki, hepimizin arama kurtarma ve deprem felaketlerindeki olağanüstü çabalarından hatırlayacağımız AKUT ekibinin kurucusu ve başkanıdır. Dokunaklı sözleri ve cesaret verici konuşmasıyla, dinleyicilerin tüylerini diken diken eden Mahruki’nin akılda kalıcı en önemli sözü ise, “Herkes Everest’e tırmanamayabilir; ancak herkes kendi Everest’ine tırmanabilir! Hayallerinizin peşine düşün!” oldu. Günün üçüncü dikkat çekici olayı ise, mezun öğrencilerden birinin kız arkadaşına tören sonunda yaptığı evlenme teklifiydi. “Merve Benimle Evlenir Misin?” yazılı kocaman bir pankart açan öğrencimiz, kız arkadaşının göz yaşlarını tutamayıp ona sarılmasıyla sanıyoruz evet cevabını aldı. Onlara da mutluluklar dileriz. Günün en çarpıcı son detayı ise, Hukuk Fakültesi’nin artık gelenekselleşmiş olan “Atam İzindeyiz” yazılı pankartı açması, Mustafa Kemal Atatürk posterleri kaldırmaları ve salonu dolduran tüm kalabalığı coşkuya boğarak “Atam İzindeyiz” diye haykırmalarıydı.

 

Çok keyifli fakat bir o kadar da yorucu geçen mezuniyet törenine katılan herkese Bilkent Üniversitesi adına da teşekkür ediyor, mezun olanlara bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyoruz!

 

Leave a Reply