etha-20110424-ermeni-anma-07_display

Türkiye sonunda 1915 olaylarına ilişkin “ortak acı” vurgusu yaptı.

Tam bir hafta önce 1915 olaylarına ilişkin “Velev ki Soykırım Değil”  başlıklı bir yazı yazdım. Yazımda 1915 olaylarının tarih bilimi açısından “soykırım” niteliği taşıdığını düşünmediğimi ifade ettim. Ancak yaşanan olayların “soykırım” olmamasının çekilen acıları inkar etmemizi; evini barkını hayatını kaybeden yüz binlerce insanın acılarını anlamamızı engellememesi gerektiğini vurguladım. Türkiye’nin 24 Nisan günü yıllardır süren ezberi bozan, farklı bir açıklama yapması gerektiğini ifade ettim. “Soykırım yaptığımızı kabul etmeyelim fakat yaşanan acıları inkar yolunu da seçmeyelim” dedim.

Bu yazıma olumlu ve olumsuz birçok tepki aldım. Olumsuz tepkiler tıpkı benim beklediğim gibiydi: “Ermeniler öldü de Türkler ölmedi mi?” , “Balkan yollarında ölen milyonlarca Türk muhaciri ne yapacağız”  bazıları bir adım ileri gidip “Sana mı kaldı Ermenileri savunmak?” bile dedi. Beklediğim tepkiler olduğu için şaşırmadım. Ne kadar anlatmaya çalışırsak çalışalım bazı zihniyetleri değiştirmek zor.

Beni asıl şaşırtan Başbakan Erdoğan’ın 24 Nisan için yayınladığı dünya gündemine bomba gibi düşen basın açıklaması oldu. Aman Yarabbi… Erdoğan sanki sesimi duydu. Açıklamasında resmen benim bir hafta önce yazdığım “Velev ki Soykırım Değil” yazısına atıfta bulunuyor.

Soykırımı kabul etmiyor, fakat acı çekip bedel ödeyen Ermenilere taziye dileklerini sunuyor. Diasporanın abartılı ve gülünç iddialarına değinmiyor, lakin 1915 olaylarının büyük bir trajedi olduğunu ifade ediyor. Yıllardır yapılan ” noolmuş yani siz de Cezairlileri öldürdünüz, siz kızıl derelileri kestiniz, önce kendinize bakın “ gibi klişe, demode, anlamsız ve saçma savunmalar yerine “1915 0laylarını siyasi malzeme olarak kullanmayın, Ermenilerin acılarını Türkiye’ye düşmanlık için bir araç olarak görmeyin” gibi çok daha önemli ve kayda değer bir mesaj veriyor.

Başbakan’ın başına taş mı düştü bilemem ama görünen o ki Berkin de , Ali İsmail de gösteremediği sağduyu ve insani bakış açısını 1915 olaylarının yıl dönümünde göstermeyi başarmış. Çok net olarak ifade ediyorum ki bu açıklama Türkiye’nin 1915 olaylarına ilişkin bugüne kadar yaptığı en doğru açıklamadır ve Başbakan doğru bir hamle yapmıştır.

Şimdi bu açıklamayı yanlış bulan, Ermenilere taziye dilenmesini Türk milletine hakaret olarak değerlendiren kardeşlerime bir kez daha seslenmek istiyorum:

– İnsanların yaşadıkları acıları paylaşmak, Türk milletine ihanet demek değildir. Bu ancak Türk milletinin prestijini yükseltir.

– ASALA terör örgütünün işlediği cinayetler, Karabağ da yaşanan katliam ve haksızlıklar, Ermeni diasporasının saçma sapan iddiaları 1915 olaylarında masum insanların acı çektiği gerçeğini değiştirmez.

– ASALA terör örgütünü lanetleyip, Karabağ da, Hocalı da Azerilere sahip çıkıp aynı zamanda  1915 olaylarında hayatlarını kaybeden masum Ermenileri aynı anda anmak mümkündür.

– Balkanlardan Anadolu’ya göç eden milyonlarca Türk muhacirin yaşadığı acılar, Ermenilerin yaşadığı acıları küçültmez. Doğru olan yaşanan acıyı paylaşmayı bilmek, insanların çektiği sıkıntıları etnik kökenlerine, dinlerine, ırklarına göre değerlendirmemeyi öğrenmektir.

– 1915 olaylarına ilişkin yorum yapan insanlara ASALA terör örgütünün yaptıklarından, Ermeniler tarafından öldürülen Azerilerden, Balkanlarda öldürülen Türklerden bahsetmek birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan konuları birbirleriyle karıştırarak ucuz savunma mekanizmaları üretmekten öteye geçmez.

– Acı çeken, bedel ödeyen masum insanlara sahip çıkmak; soykırımı tanımak anlamına gelmez. Bilakis Türkiye’nin bu tavrı yıllardır soykırım iddialarından beslenen ve Türkiye’yi bir canavar gibi göstermeye çalışan Ermeni diasporasını büyük bir çıkmaza sokar.

DOLAYISI İLE;

Vatanını milletini seven her birey kronikleşmiş düşmanlıkları körüklemek yerine farklı bir dilden konuşmayı dener ise çok sevdikleri ülkelerine daha çok katkı sağlayabilirler diye düşünüyorum. Başbakan Erdoğan’ın 1915 olaylarına ilişkin yayınladığı basın açıklamasından dolayı duyduğum memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Umarım başbakan bu tavrını kendi ülkesinde haksızlığı, acımasızlığa, hukuksuzluğa, vicdansızlığa maruz kalan insanlardan da esirgemez.

NOT 1: 17 Nisan da yazdığım ” Velev ki Soykırım Değil” başlıklı yazıyı okumak için tıklayın.

http://gazetebilkent.com/2014/04/17/velev-ki-soykirim-degil/

NOT 2 : Başbakan’ın 1915 olaylarıyla ilgili yayınladığı basın açıklamasını okumak için tıklayın.

http://www.basbakanlik.gov.tr/Forms/_Article/pg_Article.aspx?Id=974ccd3b-fb77-499a-ab6a-7c5d2a1e79c9

 

Leave a Reply

1 comment

  1. Zeynep Talu

    Merhaba Ali Bey, yazınızı büyük bir ilgi ile okudum ellerinize ve kaleminize sağlık diyorum öncelikle, bu arada Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “GEZİ” olaylarında hayatlarını kaybeden çocuklarımız için hiç ailelerine taziye mesajı yazmazken, şimdi gelmiş Ermenilere taziyelerini bildiriyor bence bu tam bir tezatlık olmuş değil mi.

    İyi çalışmalar diliyorum.