Euroleague’de Çeyrek Final Zamanı!

Turkish Airlines Euroleague’de normal sezon maçları geçtiğimiz günlerde oynanan erteleme maçlarıyla tamamlandı. Temsilcilerimizden Anadolu Efes kötü başladığı sezonun ikinci yarısında vites yükselterek normal sezonu 3.tamamlarken son 19 haftada yalnızca 4 yenilgi alan Fenerbahçe Beko da son 2 haftada aldığı şanssız mağlubiyetlerle play-off lara 7.sıradan girmiş oldu. Play-off eşleşmeleri ise şu şekilde oluştu:

Barcelona-Zenit

CSKA Moskova-Fenerbahçe Beko

Anadolu Efes-Real Madrid

Armani Milano-Bayern Münih

CSKA Moskova-Fenerbahçe Beko

Sezona yeni koçu Igor Kokoskov ve geçtiğimiz yıllara nazaran daha düşük bir bütçeyle yeni bir kadro yapılanmasıyla giren Fenerbahçe’nin göstereceği performans basketbolseverler için kapalı kutuydu desek yanılmış olmayız. Efsanevi koç Zeljko Obradovic’i ve artık başarı alışkanlığı edinmiş, üst üste 5 Final Four oynamış takımın birçok önemli parçasını kaybeden temsilcimizin bu yeni duruma ne kadar sürede adapte olacağı önemli bir soru işaretiydi. Nitekim ilk 2 maçı kazanmasının ardından bir çeşit bunalım dönemine giren sarı lacivertli ekip sonraki 13 maçta aldığı 3 galibiyet ve daha da önemlisi farklı mağlubiyetlerle kendini play-off potasının oldukça uzağında bulmuştu. Bu noktada ben de dahil olmak üzere birçok kişinin bu sezondan ümidini kestiğini düşünüyorum, ancak sezonun ortasında Guduric’in takıma katılmasıyla takımın savaşçı yönünün güçlenmesi, De Colo’nun yeteneklerini takım düzenleri içinde kullanmaya başlaması, Vesely’nin her geçen gün oyununa bir şeyler ekleyerek gerçek bir lider kimliğine bürünmesi ve en önemlisi takımın birbiriyle oynamaya alışıp özellikle savunmadaki kırılganlığını atması, bir başka deyişle takım olmayı başarmasıyla Fenerbahçe CSKA Moskova’ya karşı deplasmanda alınan galibiyet dahil olmak üzere 17 maçta aldığı 15 galibiyetle bir anda 4.lük için iddialı duruma geldi. Ancak bu noktada 33.haftada oynanan Barcelona maçının başında Vesely’nin şanssız biçimde sakatlanması Fenerbahçe’nin başına gelebilecek tartışmasız en kötü şeydi.  Buna rağmen maçta sonuna kadar mücadele eden temsilcimiz maçın sonunda De Colo’nun da sakatlanmasıyla yenilmekten kurtulamadı ve son maçta da play-off a kalmak için kazanmaktan başka çaresi olmayan Real Madrid karşısında varlık gösteremeyerek son ana kadar 4.lük için yarıştığı normal sezonu 7.sırada tamamladı.

Euroleague’in son şampiyonu CSKA Moskova’nın ise kadrosunu büyük oranda koruyup Shangelia ve Milutinov takviyeleriyle başladığı sezonda dönem dönem üst üste aldığı sürpriz mağlubiyetler haricinde başarılı bir sezon geçirdiği söylenebilir. Deneyimli koç Itoudis ve birbiriyle oynamaya alışmış bir takım olarak şampiyonluğun en önemli adaylarından biri görüntüsü veren Rus ekibinde en önemli problem takımın ana hücum silahı Mike James’in Itoudis’le yaşadığı problem sonucu kadro dışı kalmış olması olabilir. Eşleşmeye gelecek olursak, Fenerbahçe adına belirleyici faktörün Jan Vesely’nin play-off un kaçıncı maçına yetişebileceği ve ne durumda dönebileceği olduğu söylenebilir. İlk 2 maçta kesinlikle bulunamayacak olan Vesely’nin yokluğunda Kyle O’Quinn’in göstereceği performans ve De Colo’nun üstleneceği liderlik rolü önemli olacaktır. Ancak her koşulda Vesely’nin eksikliğinde Rusya’da temsilcimizin işinin zor olduğunu, Çek yıldızın 3.maça sağlıklı biçimde yetişmesi halinde ise İstanbul’daki 2 maçı kazanıp seriyi Rusya’ya taşımak için bir şansı olabileceğini düşünüyorum. CSKA Moskova’da ise Mike James’in affedilmesi büyük ihtimalle onlar adına işleri kolaylaştıracaktır.

Skor tahmini: CSKA Moskova:3 – Fenerbahçe Beko:1

Jan Vesely’nin yokluğu Fenerbahçe için seride en önemli problem olacak gibi gözüküyor.

Anadolu Efes-Real Madrid

Pandemi sebebiyle yarım kalan 2019-2020 sezonunda normal sezonu lider götüren ve oynadığı basketbolla şampiyonluğun en büyük adayı olan Anadolu Efes takımın yıldızı Shane Larkin’in sakatlığı sebebiyle kaçırdığı ilk maçlarda oturmuş kadrosuna rağmen duruma iyi adapte olamadı ve sezona kötü bir başlangıç yaptı. Ancak Larkin’in dönüşüyle toparlanan temsilcimiz sezonun ortasına doğru yaşadığı 4 maçlık mağlubiyet serisinin ardından geçtiğimiz sezonu hatırlatan bir basketbol oynamaya başladı ve CSKA Moskova’ya karşı 30 sayı fark + Barcelona’ya karşı deplasman galibiyetini içeren 17 maçta 14 galibiyetlik serisiyle normal sezonu 3.sırada tamamladı. Kadrosu ve oyun düzenleri iyice oturmuş olan, deyim yerindeyse makine gibi işleyen bir sisteme sahip Anadolu Efes’te koç Ergin Ataman’ın tecrübesi de düşünüldüğünde temsilcimizin Final Four’a kalma ihtimali oldukça yüksek görünüyor.

Real Madrid tarafında ise işlerin daha karmaşık olduğunu söylemek gerekiyor. Sezona iyi başlayan ve önceki sezonlardaki gibi şampiyonluk adayı görüntüsüyle ligin ilk yarısını 2.tamamlayan İspanyol ekibi sezonun ikinci yarısında inişli çıkışlı bir grafik çizdi ve 9 yıl aradan sonra play-off lara kalamama tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ancak son hafta adeta bıçağın kemiğe dayandığı noktada temsilcimiz Fenerbahçe’yi 19 üç sayılık isabetle kulüp rekorunu kırdığı maçta farklı mağlup eden Madrid kendini 6.sıradan play-off a atarken koç Pablo Laso da önümüzdeki sene Obradovic’e devretmesi muhtemel koltuğunu bir süreliğine daha kurtarmış görünüyor.  Real Madrid’in ikinci yarıda yaşadığı düşüşün takımın yıldız isimlerinin (Sergio Lull ve Rudy Fernandez gibi) ilerlemiş yaşlarından dolayı sezon ilerledikçe verimlerinin düşmesi ve Lull’un diz sakatlığı olduğunu düşünüyorum. Play-off ta da bu durumun pek farklı olmayacağı göz önüne alınınca bu isimlerin düştüğü anlarda Deck ve Laprovittola gibi isimlerin katkılarıyla 37 yaşına rağmen halen tehlikeli bir şutör olan Jaycee Carroll’ün performansı belirleyici olacaktır.  Özetleyecek olursak, Real Madrid’in kritik maç tecrübesi yüksek oyuncuları ve kulüp kültürüyle Anadolu Efes’e sorun çıkaracağını, ancak net biçimde daha iyi bir basketbol oynayan ve şampiyonluğa gideceğini düşündüğüm temsilcimizin turu geçeceğini düşünüyorum.

Skor tahmini: Anadolu Efes:3 – Real Madrid:2

Temsilcimiz Anadolu Efes bu sene de şampiyonluğun en kuvvetli adaylarından biri.

Armani Milano-Bayern Münih

Normal sezonu istikrarlı biçimde başarılı geçiren iki takımın mücadelesinde özellikle Bayern Münih’in imkanları çerçevesinde harikalar yarattığını söylemek yanlış olmaz. Kariyerinin önceki kısımlarında da düşük bütçelerle iyi işler çıkarmış olan Andrea Trinchieri’nin koçluğu ve Wade Baldwin’in saha içi liderliğiyle sezonun başından itibaren play-off potasında olan Alman ekibinin ilk 8 dışındaki takımlara karşı aldığı ekstra yenilgiler olmasa play-off a 3.sıradan girmesi işten bile olmayabilirdi. Buna rağmen 6 sezonluk Euroleague macerasında ilk kez play-off a kalan ve milenyumda bunu başaran ilk Alman takımı olan Trinchieri’nin öğrencileri (Alba Berlin 1998 Euroleague ve 2001 FIBA Suproleague’de çeyrek final oynamıştı) tarih yazabilmek için Final Four şansını da sonuna kadar zorlayacak gibi gözüküyor. Öte yandan kalburüstü bir kadroya sahip ve en önemlisi Avrupa basketbolunun efsanevi koçu Ettore Messina’nın başında olduğu İtalyan ekibinde Avrupa’nın en iyi guard larından Sergio Rodriguez takımın sürücü koltuğundaki görevini başarıyla yerine getirirken sakatlıktan dönen skorer isim Malcolm Delaney ve Avrupa basketbolunda kendini kanıtlamış Hines ve Datome gibi uzunlar Milano’nun en önemli kozları olarak göze çarpıyor. Kadro ve koç kalitesi anlamında rakibine bir tık ağır basan Milano’nun en önemli dezavantajının ise kadronun yaş ortalamasının yüksekliği olduğunu düşünüyorum, yüksek enerji gerektiren dakikalarda sorun yaşama ihtimalleri olacaktır. Özetle,  başa baş bir play-off serisi izleyeceğimizi ancak İtalyan temsilcisinin kadrosunun ve özellikle de koçunun tecrübesiyle Final Four biletini alacağını düşünüyorum.

Skor tahmini: Armani Milano:3 – Bayern Münih:2

Oyun kurucular Rodriguez ve Baldwin’in performansları seride belirleyici olabilir.

Barcelona-Zenit

Sezona antrenörlük koltuğunu Litvanya basketbolunun efsanesi ve Zalgiris’te harikalar yaratarak koçlukta da kendini kanıtlamış Sarunas Jasikevicius ve son yıllarda Avrupa’nın en iyi oyun kurucuları klasmanına yükselmiş Nick Calathes takviyeleriyle başlayan Barcelona normal sezonun en başarılı takımı olarak sezonun kalanı için rakiplerine gözdağı vermiş oldu. Lige yüksek viteste başlayan ve ligin ortasındaki 3 maçlık yenilgi serisi hariç tek tük tökezlemeler yaşayan İspanyol ekibi ülke basketbolunun yaşayan efsanesi Pau Gasol’ün de 20 yıl aradan sonra yuvaya dönmesiyle kadrosunun görkemine görkem katarken NBA patentli Nikola Mirotic’in liderliğinde oynadığı üst düzey basketbolla play-off larda en az sıkıntı yaşayacak gibi görünüyor. Ancak Karadağlı yıldızın Fenerbahçe Beko maçında görüldüğü gibi işlerin zora girdiği anlarda çabuk sinirlenebilmesi maçların yakın geçmesi muhtemel Final Four’da Katalan ekibi için bir problem olabilir. Öte yanda sezona çok iyi bir başlangıç yapan ve uzun süre ilk 4 mücadelesi veren, ancak sezonun son kısmında düşüşe geçen ve erteleme maçındaki Panathinaikos galibiyetiyle 8. sıradan play-off hakkı kazanan Kevin Pangos’un sürüklediği Zenit Barcelona’ya karşı bir peri masalı yazmayı deneyecek desek yanılmış olmayız. Zenit’in başında Barcelona’yı 10 sezon çalıştırmış Xavi Pascual’in bulunması da eşleşmenin ilginç bir noktası olarak göze çarpıyor. Özetlersek, Barcelona’nın play-off aşamasını zorlanmadan geçeceğini ancak Final Four aşamasında CSKA Moskova ve Anadolu Efes’in şampiyonluk şansının daha yüksek olduğunu düşünüyorum.

Skor Tahmini: Barcelona:3 – Zenit:0

Barcelona’nın en önemli hücüm silahlarından biri Cory Higgins.

Turkish Airlines Euroleague’de çeyrek final maçları 20 Nisan’da başlayacak. Temsilcilerimize Final Four yolunda başarılar diliyoruz.

  • Görseller Euroleague resmi sitesinden alınmıştır.

Leave a Reply