Franco’nun İspanyası: 36 Yıllık Baskıcı Rejimin Altında Ezilen Toplum

Dünya tarihi, birçok diktatörlük rejiminin izlerini taşıyan bir anlatı niteliğinde. Bazı otoriter liderlerin yönetimleri beyaz perdeye yansırken, bazılarının tüm bir ömrü biyografik kitapların yazımına vesile oluyor. Hitler, Mussolini ve Stalin mutlakiyetçi liderler denildiğinde akla ilk gelen isimler. Her birinin sebep olduğu ölümler ve yıkımların etkisi ise geçmişten günümüze bir toz bulutu misali yayılmış durumda. Bu isimler adlarını tarihe kanla kazımış kişiler olarak en bilinenleri olsalar da hiçbiri kaynaklara “sonuncu” olarak geçmedi. Onların bu kirli mirasları yüzyıllar boyunca korundu, saklandı ve kullanıldı. İnsanlık tarihine derin ve olumsuz izler bırakmış liderler arasına Francisco Franco’yu eklemek de mümkün. O, 1936-1939 yılları arasında yaşanan İspanyol İç Savaşı’nda milliyetçi güçlerin liderliğini üstlendi ve Franco’nun liderliği altında bu iç savaşta yaklaşık 500 bin kişi hayatını kaybederken, yüz binlerce kişi ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Bu dönem, siyasi bir rejim değişimi ile birlikte, ülkede yaşayan birçok azınlık kimliklerinin yeniden şekillendiği bir süreçti.

Francisco Franco

FRANCO VE İSPANYA’NIN AZINLIKLARI

   Katalanlar ve Basklar İspanya’nın nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturan ve devlet yönetiminin kimliği olarak bilinen Kastilya etnik kökeninden farklı topluluklardı. Tarihçiler, Katalan kimliğinin Roma döneminden itibaren şekillendiğini; Bask halkının ise Avrupa’nın en eski yerli topluluklarından biri olduğunu belirtir. Ama Francisco Franco liderliğindeki birlik için belki de en tehlikelisi onların, bu topraklara bu denli kök salmışlığıydı. Franco rejimi açısından bu kadar çeşitli etnik köken, İspanya’nın birlik ve beraberliğine zararlıydı. Tam da bu yüzden bölgesel kimlikleri bastırarak merkezi bir ulusal kimlik oluşturmak Franco rejiminin en önemli hedeflerinden biriydi ve hedeflerini gerçekleştirebildi. İspanya İç Savaşı’nın galibi General Francisco Franco liderliğindeki, isyancı bir grup olarak ortaya çıkan milliyetçiler oldu. Bu zaferin ardından süregelen olayların neticesinde beklendiği gibi, iç savaşta mağlup olan solcu İspanyollar sürgüne gönderilerek Fransa’daki mülteci kamplarında tutuldular. Ayrıca karşıt görüşlü kişilerin çocukları da ya rejim yanlısı ailelerin yanına verildi ya da yetimhanelere gönderildi. Bu şekilde bilinmezliklerle dolu bir hayata tutsak edilen yaklaşık 30 bin kadar çocuk olduğu düşünülüyor. Yaşları artık epey ilerlemiş olan bu çocuklar ise adalet bekleyişlerini sürdürüyor. Geçmişteki tüm bu kanlı ve zalim olaylar günümüz İspanyollarının hafızalarında hâlâ yer tutuyor. Bunun en büyük göstergesi ise 2019 senesinde, o günün tarihinden 44 yıl önce bir anıt mezara gömülen Franco’dan geriye kalan kemiklerin anıt mezardan çıkarılarak sade bir mezarlığa nakledilmesi oldu.

KATALANLAR

   Günümüzde dünyanın dört bir yanındaki turistleri kendine çeken Barselona, İspanya’da hala özerkliğini koruyan Katalanya’nın başkenti konumunda. Katalanya’nın Barselona dışında üç farklı kenti daha var: Girona, Lleida ve Tarragona. Girona, Fransa sınırına yakın bir bölgedeyken; Lleida, iç kesimde daha kırsal bir alanda yer alıyor. Tarragona ise Roma döneminden kalma tarihi yapılarıyla ünlü. Katalanlar, kısa süreli kısmi bağımsızlıklarını 1930 yılında İspanya’dan aldılar. Fakat bu sınırlı bağımsızlıkları Franchisco Franco diktatörlüğü döneminde (1939-1975) kaybedildi ve kendi ulusal dilleri olan Katalanca’nın bu dönemde kamusal alanda kullanılması yasaklandı. Ayrıca Katalan dili ve kültürünün desteklendiği kurumlar bu rejim zamanında kapatıldı veya yoğun bir şekilde kontrol edilmeye çalışıldı. Franco’nun ölümüne kadar bu yasaklarla yaşayan Katalan halkı, ancak 1978 yılında yürürlüğe konulan Yeni İspanya Anayasası ile 1979 yılında resmen özerkliklerini geri kazandı. Yaklaşık 35 yılını bu tür engellerle geçiren Katalan halkı günümüz Barselona’sında balkonlara astığı Katalan bayrakları ile, bu tarihsel hafızayı hâlâ canlı tutuyor.

 Barselona balkonlarına asılmış Katalan bayrakları

Barselona’da bir balkondan bağımsızlık yanlısı bir Katalan bayrağı sarkıyor. İspanya’ya bağlı olan bu bölge, İspanya’dan bağımsızlığını kazanmaya çalışıyor.

 

BASKLAR

   Basklar ise Güneybatı Avrupa’da, İspanya ile Fransa sınırını da oluşturan, Pirene Dağları ve çevresinde yaşar. Bu bölge Bask ülkesi olarak bilinir. İspanya’daki diğer azınlıklara benzer şekilde Basklar, Franco döneminde, özerkliklerini kaybetip kendi dilleri üzerinde birçok kısıtlamayla karşı karşıya kaldı ve bu baskılara olan tepkileri diğer azınlıklara kıyasla daha fazla radikalleşti. Franco yönetiminin devam ettiği 1959 yılında kurulan Bağımsızlıkçı Örgüt ETA, Bask dilinin ve kimliğinin bastırılmasına yönelik çeşitli kampanyalarda bulundu ancak bu girişimler sonradan kanlı terör eylemlerine dönüştü. Bu eylemlerden dolayı örgüt, Avrupa Birliği ve ABD tarafından terör örgütleri listesine alındı. Ama Batı bloğu, özellikle de ABD Franchisco Franco’nun mutlakiyetçi yönetiminden zannedildiği kadar rahatsız değildi. Franco da tüm faşist liderler gibi kullanışlı bir aparattı. Örneğin; ABD’nin İspanya’daki askeri üsleri, İber Yarımadası’nın güneyindeki stratejik konumları nedeniyle İran-ABD/İsrail savaşı açısından önemli bir rol oynuyordu. Şaşırtıcı olan ise günümüz İspanya başbakanı Sanchez’in İran saldırıları için ABD’ye kullandırtmadığı İspanyol deniz ve hava üsleri Franco döneminde ABD’ye verilmişti.  

 Bask Bayrağı

 Baskların yerleşim yeri olan Pirene Dağları       Sonbaharda Sant Maurici Gölü, Pyrenees, Katalonya, İspanya - Royalty-free Pireneler Stok görsel

  

FRANCO VE İSPANYA’NIN AZINLIKLARI

   Katalanlar ve Basklar İspanya’nın nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturan ve devlet yönetiminin kimliği olarak bilinen Kastilya etnik kökeninden farklı topluluklardı. Tarihçiler, Katalan kimliğinin Roma döneminden itibaren şekillendiğini; Bask halkının ise Avrupa’nın en eski yerli topluluklarından biri olduğunu belirtir. Ama Francisco Franco liderliğindeki birlik için belki de en tehlikelisi onların, bu topraklara bu denli kök salmışlığıydı. Franco rejimi açısından bu kadar çeşitli etnik köken, İspanya’nın birlik ve beraberliğine zararlıydı. Tam da bu yüzden bölgesel kimlikleri bastırarak merkezi bir ulusal kimlik oluşturmak Franco rejiminin en önemli hedeflerinden biriydi ve hedeflerini gerçekleştirebildi. İspanya İç Savaşı’nın galibi General Francisco Franco liderliğindeki, isyancı bir grup olarak ortaya çıkan milliyetçiler oldu. Bu zaferin ardından süregelen olayların neticesinde beklendiği gibi, iç savaşta mağlup olan solcu İspanyollar sürgüne gönderilerek Fransa’daki mülteci kamplarında tutuldular. Ayrıca karşıt görüşlü kişilerin çocukları da ya rejim yanlısı ailelerin yanına verildi ya da yetimhanelere gönderildi. Bu şekilde bilinmezliklerle dolu bir hayata tutsak edilen yaklaşık 30 bin kadar çocuk olduğu düşünülüyor. Yaşları artık epey ilerlemiş olan bu çocuklar ise adalet bekleyişlerini sürdürüyor. Geçmişteki tüm bu kanlı ve zalim olaylar günümüz İspanyollarının hafızalarında hâlâ yer tutuyor. Bunun en büyük göstergesi ise 2019 senesinde, o günün tarihinden 44 yıl önce bir anıt mezara gömülen Franco’dan geriye kalan kemiklerin anıt mezardan çıkarılarak sade bir mezarlığa nakledilmesi oldu.

YABANCI DEVLETLERİN İÇ SAVAŞA ETKİSi                                                    

Adı ‘iç’ savaş olsa da, pek çok siyasal çatışmada olduğu gibi İspanya İç Savaşı da dış müdahalelerden bağımsız kalmadı. Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler ülkenin kontrolü için savaşırken Sovyetler Birliği ve Meksika, Cumhuriyetçilere yardım amaçlı diplomatik olarak araya girdi. Diğer yandan, Milliyetçilerin destekçisi olan Nazi Almanyası ve Faşist İtalya ise Milliyetçilere asker ve cephane yardımında bulunuyordu. Bu durum, bazı tarihçiler tarafından faşist olarak nitelendirilen Franco rejiminin, söz konusu yorumları destekler nitelikte, otoriter yönetim anlayışına sahip devletler tarafından desteklenmiş olduğunu gösteriyor. Peki, Francisco Franco’ya da gerçekten otoriter bir lider diyebilir miyiz? O da Hitler ve Mussolini gibi bütünüyle totaliter ideolojiler ışığında politik adımlarını atan yöneticilerle aynı kefeye konulabilir mi? Bu sorular iki karşıt fikri gün yüzüne çıkarıyor. 

   Bu tartışmanın daha iyi anlaşılması için Franco’nun iç politikalarının yanı sıra uluslararası alandaki tercihlerini de incelemek gerekir. Franco’nun öncülük ettiği milliyetçi grup önceden de bahsedildiği gibi iç savaşın galibi olmuştu. Artık tüm ülkenin denetimini sağlayabilecek güce gelen Franchisco Franco’nun ise en büyük emeli İspanya’ya iç savaş öncesi gücünü geri kazandırmaktı. Fakat bu emelleri için fazla vaktinin olmadığından habersizdi. Çünkü ülkenin yönetiminin ele geçirilmesinden sadece beş ay sonra II. Dünya Savaşı patlak verdi. Franco’nun saf bir totaliter olup olmadığının ikirciliği ise bu büyük savaş sırasında verdiği kararlarla tarihçileri ince bir çizgiyle ikiye ayırdı. İç Savaş sırasında Hitler ve Mussolini tarafından ona verilen destekleri unutmayalım. Franco aldığı tüm bu desteklerin karşılığını Hitler ve faşist rejimlerden yana çıkarak 1939’da Sovyetler Birliği ve uluslararası komünizmi temsil eden Komintern’e karşı Anti-Komintern Paktı imzaladı. Bu attığı imza onun otoriter kimliğini açıkça gözler önüne seriyordu. Diğer yandan, Almanya’nın Katolik bir ülke olan Polonya’yı geçerli bir sebep sunmadan işgal etmesi, Franco tarafından destek bulamadı. Bu olay, Franco’nun her kararında totaliter liderlerle aynı tarafta olmadığını gösterir. Aynı zamanda Katolik bir ülkenin işgalini doğru bulmaması, onun büyük ölçüde muhazafakar ideallere sahip bir lider olduğu düşüncesiyle uyuşur. Franco’nun iki farklı yönden de karar verebiliyor oluşu onun salt bir  totaliter lider olarak tanımlanmasını zorlaştırıyor. Ancak verdiği kararlardaki ikircikliği onun İspanyollar’ın dahi unutmak istediği eli kanlı bir diktatör olduğu gerçeğini değiştirmiyor .

KAYNAKÇA:

“Catalonia.” Encyclopaedia Britannica

www.britannica.com/place/Catalonia

“İspanya İç Savaş ile Hesaplaşıyor.” BBC Türkçe, 3 Eylül 2009, www.bbc.com/turkce/ozel_dosyalar/2009/09/090903_spain_civilwar.shtml

“Franchisco Franco: İspanyol diktatörün mezarı taşındı.” BBC Türkçe, 24 Ekim 2019,

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50150119&ved=2ahUKEwjRso7R1sqTAxUiBNsEHcEyD9AQFnoECBoQAQ&usg=AOvVaw22TFwBRm8nxfowoe3QZjP1

“Republican Army in Spain.” Spartacus Educationalwww.spartacus-educational.com/Spaincivilwar.htm

Encarnación, Omar G. Spanish Politics: Democracy After Dictatorship. Polity, 2008

“Savaşa hayır: İspanya neden ABD’ye üslerini kullandırmadı?” BBC Türkçe, 4 Mart 2026, https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://www.bbc.com/turkce/articles/cze00113095o&ved=2ahUKEwiRluLfycqTAxVrBNsEHZoUJ8MQFnoECBsQAQ&usg=AOvVaw2aTZr0lc4y4159h2gG9Ncw

“Basklar.” Wikipedia, Özgür Ansiklopedi, Wikimedia Foundation,

https://tr.wikipedia.org/wiki/Basklar . 

Francisco Franco. Wikipedia, Wikimedia Foundation, https://en.wikipedia.org/wiki/Francisco_Franco

KAYNAKÇA:

“Catalonia.” Encyclopaedia Britannica

www.britannica.com/place/Catalonia

“İspanya İç Savaş ile Hesaplaşıyor.” BBC Türkçe, 3 Eylül 2009, www.bbc.com/turkce/ozel_dosyalar/2009/09/090903_spain_civilwar.shtml

“Franchisco Franco: İspanyol diktatörün mezarı taşındı.” BBC Türkçe, 24 Ekim 2019,

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50150119&ved=2ahUKEwjRso7R1sqTAxUiBNsEHcEyD9AQFnoECBoQAQ&usg=AOvVaw22TFwBRm8nxfowoe3QZjP1

“Republican Army in Spain.” Spartacus Educationalwww.spartacus-educational.com/Spaincivilwar.htm

Encarnación, Omar G. Spanish Politics: Democracy After Dictatorship. Polity, 2008

“Savaşa hayır: İspanya neden ABD’ye üslerini kullandırmadı?” BBC Türkçe, 4 Mart 2026, https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://www.bbc.com/turkce/articles/cze00113095o&ved=2ahUKEwiRluLfycqTAxVrBNsEHZoUJ8MQFnoECBsQAQ&usg=AOvVaw2aTZr0lc4y4159h2gG9Ncw

“Basklar.” Wikipedia, Özgür Ansiklopedi, Wikimedia Foundation,

https://tr.wikipedia.org/wiki/Basklar . 

Francisco Franco. Wikipedia, Wikimedia Foundation, https://en.wikipedia.org/wiki/Francisco_Franco

 

Leave a Reply