Çirkin Bir Şehir: Brüksel

Brüksel’e gitmeye karar verdiğimizde tek duyduğumuz Brüksel’in çok güzel bir şehir olmadığı, 3 saatte gezmenin biteceği ve Belçika’da görülmesi gereken yerin Brüksel değil Brugge olduğuydu. Brüksel’e vardığımızda aldığımız yerliler tarafından hazırlanan haritanın da “Brüksel çirkin bir şehir fakat biz seviyoruz.”  cümlesiyle başladığını görünce itiraf etmeliyim ki moralimiz biraz bozulmuştu. Fakat her şeye rağmen Brüksel kendini bize sevdirdi ve o kadar da çirkin olmadığını kanıtladı.

img_2711

Atonium, Brüksel’in en ünlü simgelerinden biri.

Brüksel’in iki simgesi var: Atomium ve Manneken Pis. Atomium 1958 yılında Expo Fuarı için yapılmış ve şekil olarak demirin kristal kafes yapısının 165 milyon kez büyütülmesinden esinlenilmiş bir anıt bina. Yapılırken sadece 6 ay durması planlanırken günümüzde Brüksel’in simgelerinden biri haline gelmiş. Kürelerinden 3 tanesine çıkmak mümkün. Ayrıca hemen yanında bulunan Türkiye’deki Miniatürk’ün Avrupa versiyonu diyebileceğim Mini-Europe’u gezmek mümkün. Manneken Pis ise bronzdan yapılmış çeşmeye işeyen çocuk heykeli. Brüksel’in en ünlü simgesi haline gelmiş bu heykelin boyu yalnızca 61 cm, fakat küçük olması önünde her zaman fotoğraf çeken turistlerin olmasını engellemiyor. Heykelin en eğlenceli yanı ise özel günlerde kostüm giydirilmesi.

bruessel-manneken-pis

Manneken Pis

Brüksel’den bahsedip de Grand Place’tan bahsetmemek olmaz.  “Town Hall”, “Museum of the City of Brussels” ve “Bread House” tarafından çevrelenen bu meydan şehrin en çok turist çeken noktası. Özellikle yapımı 1402’de başlamış gotik bir yapı olan Town Hall görülmesi gereken bir bina. Asimetrik bir yapısı olan bu bina, iddialara göre mimarının kendisini binadaki kuleden atarak öldürmesine neden olmuştur.

david-bank-the-town-hall-french-hotel-de-ville-of-city-of-brussels-is-a-gothic-building-from-middle-ages-l

Grand Place, şehrin en turistik yerlerinden biri.

Şehirdeki en önemli binalardan biri de Avrupa Parlamentosu. Lüksemburg ve Strazburg’un yanı sıra Parlamento Brüksel’de de faaliyetlerini sürdürür.  Ücretsiz ziyaret hakkı sunan Parlamento Avrupa Birliği’nin kuruluşunu, yapısını ve işleyişini anlamak için birebir. Avrupa Parlamentosu’nun şehirde olması çokça göçmen bulunan bu şehri AB çalışanları için de bir ev haline getirmiş.

EU-parliament-building

Avrupa Parlamentosu da Brüksel’de faaliyetlerini sürdürmektedir.

Belçika’nın en sevdiğim yanını da en sona sakladım, yemekleri! Belçika mutfağı biraları, kızarmış patatesi, midyesi, waffle ve çikolatalarıyla ünlü. 178 bira üreticisinin bulunduğu ülkede vişneli veya elmalı gibi aromalı biraları denemek de mümkün. Ayrıca dünyaca ünlü Trappist biraları da bu güzel ülkenin ürünü. Grand Place çevresindeki birçok kafede altılı ya da dokuzlu olarak yapılan sunumlarla Belçika’nın en ünlü biralarını tek seferde denemek mümkün. Fakat dikkatli olmakta fayda var çünkü birçok bira türünün alkol oranı %8 civarlarında. Kızarmış patateslere gelince lezzetini iki kez kızartılmasına borçlu. Adım başı patates kızartması bulabileceğiniz şehirde özellikle gece 10’da her yerin kapanmasıyla tek alternatif haline geliyor. Waffleları meşhur Belçika’da dikkat etmeniz gereken nokta ise waffle’ınızı Belçikalılar gibi sade yemek. Üzerine çikolata, meyve ya da krema konulmuş wafflelar daha çok turistleri mutlu etmek için yapılmış. Güzel Belçika çikolataları ise geri dönerken ailenize veya arkadaşlarınıza götürebileceğiniz en güzel hediyelerden.

belgian-waffle

Sade Waffle’lar

belgian_beer_header

Meyveli Biralar

Uzun lafın kısası siz denilenlere inanmayın, Brüksel güzel anılar ve mutlu bir mideyle dönmek için ideal bir tatil noktası. :)

Leave a Reply

1 comment

  1. Bora Akaydın

    Başarılı bir anlatım ve renkli kareleriyle Gamze Arslan tam bir görsel şölen sunmuş.
    Sadece son paragraf bile biran önce Brüksel’e doğru koşma isteği uyandırıyor.
    Ayrıca Brüksel’in çirkin hali buysa ciddi merak uyandırdı.