Türkiye’nin İlk Öğrenci Tabanlı Tasarım Dergisi Bilkent’te!

Türkiye’nin ilk öğrenci tabanlı tasarım dergisi olan, Bilkent Üniversitesi DAS kulübünün çıkardığı, ünlü mimarlarla röportajlar, gezi yazıları, öğrencilerin yorumları ve daha birçok zengin içeriği barındıran Pafta Magazine Genel Yayın Yönetmeni Duygu Çöplü ile derginin içeriği hakkında bilgilendirici ve eğlenceli bir röportaj gerçekleştirdik.

Merhaba, öncelikle bize kulübünüzün ve derginizin içeriğinden kısaca bahseder misiniz?

Tasarım ve Mimarlık Kulübü, fakültemizdeki öğrencilere kendilerini tasarım alanında geliştirme olanağı sağlayan bir kulüptür. Bunu da kendi içlerinde kaliteli ve keyifli bir iletişim ortamı kurarak, alanında profesyonelleşmiş insanlarla öğrencilerin iletişim kurmasına olanak sağlayıp onları çeşitli etkinliklerle bir araya getirerek ve sanatsal, mimari etkinlikler, geziler düzenleyerek gerçekleştirmektedir. Dergi içeriği ise tasarım, mimarlık, kültür ve sanat hakkında kendi görüşlerimiz, dünyada ve Türkiye’de olup bitenler, profesyonel insanlarla yaptığımız röportajlar ve gezi yazılarına kadar bir çok şeyden oluşuyor aslında. Yelpazesi geniş bir dergi.

PAFTA MAGAZINE, MİLANO: TASARIM,MİMARLIK,MODA (Ece Atasever)

Dergiyi çıkarma fikri nereden doğdu ve dergiyi çıkarmaktaki asıl amacınız nedir?
Bilkent’e geldiğim ilk sene dergi çıkıyordu aslında. Öncelerinde broşür şeklinde basılıymış, sonrasında online ortama taşınmış. Böyle bir dergiyi çıkarmaya devam etmekteki ana fikir aslında biraz da kendi sınırlarımızı zorlamak. Hepimiz Tasarım, Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi öğrencileriyiz. Bu öyle bir fakülte ki sadece kendi alanlarımızda bilgi sahibi olmak ne sadece derslerden edinebileceğimiz bir şey, ne de sadece kendi alanlarımızla yetinebileceğimiz bir şey. Tasarımın önü çok açık, mimarlık ise dünyadaki her şeyle entegre edebileceğimiz bir bölüm. Bilim, teknolojik gelişmeler, sanat, psikoloji, sosyoloji gibi alanlarda da okuyup bilgi sahibi olmak, tasarımı geliştirmeye olanak sağlıyor. Pafta Magazine’i çıkarırken edindiğimiz asıl amaç, bu bilgileri diğer öğrencilerle ve tasarım dünyasındaki insanlarla paylaşmak. Bunun dışında ise, kendimizi yansıtmaktan ve Pafta Magazine’in bizim bir nevi “aynamız” olmasından keyif alıyoruz. Okuyup çizerken aslında neyi neden yaptığımız ve kim olduğumuz doğrultusunda bir fikir edinmiş oluyoruz. Bu da bizi eğlendiren bir şey, büyümeye ve gelişmeye çalışmak.

Dergi öğrenci tabanlı ilk tasarım dergisi. Bunun hem sizler hem de diğer öğrenciler için ne gibi faydaları olduğunu düşünüyorsunuz?
Öğrenciler olarak sandığımızdan daha geniş kapsamlı düşünebileceğimizi vurguladığımıza inanıyorum. Artık güncel dünyamızda büyükler anlatır, küçükler dinler diye bir genelleme yok. Tabii büyüklerin yeri çok ayrı, çok değerliler, onlardan öğrenecek çok fazla şeyimiz var ancak tasarım gibi bir bölüm okuyorsanız, sadece okumakla veya sadece dinlemekle olmayacağını görüyorsunuz, çok pratik isteyen bir alan. Teori ve pratiği birleştirmeye çalışmak için öğrencileri teşvik ettiğimize ve onları biraz daha geniş bir alanda düşünmeye sevk ettiğimize inanıyorum.

Derginiz bakımından hedeflediğiniz okur kitlesinden kısaca bahseder misiniz?

Şu anki okur kitlemiz hem Bilkent öğrencileri, hocaları, hem de dışarıdan, tasarım dünyasındaki insanlardan oluşuyor. Hedeflediğimiz kitle aslında hemen hemen aynı, bu dünyadaki daha çok insana ulaşmayı hedefliyoruz diyebilirim. Belki profesyonel dünyadan daha çok insan, veya çok da alakası olmayan işlerde çalışan ama ruhundaki sanat ve tasarıma hitap edebileceğimiz insanlar. Açıkçası hedef konusunda bir sınırlamamızdan ziyade, önceliklerimiz var diyelim.

PAFTA MAGAZINE, A TIME MACHINE IN İSTANBUL (Abouj Abu Saadeh)

Hedef okur kitleye ulaşmak için ne gibi yöntemler izliyorsunuz?
Sosyal medya üzerinden aktif olmaya çalışıyoruz. Henüz reklam anlaşmalarına, amatör ve kulüp odaklı ruhumuz dolayısıyla girmedik ancak ilerleyen günlerde hayatın ne getireceği belli olmaz!

Derginiz amaçladığınız okuyucu/hedef kitleye ulaşmakta umduğunuz başarıyı sergiledi mi?

Son bir yıl içerisinde, evet. Röportaj yaptığımız mimarlar sağ olsunlar bizi kırmayıp, dergimizi paylaştılar ve bu sayede Türkiye çapında geniş bir kitleye ulaşabildik. Bu başarıdan dolayı mutluyuz.

Derginizle ilgili gelecekteki hedefleriniz, geliştirmeyi vaya eklemeyi düşündüğünüz şeyler var mı?
Mimarların öğrencilik hayatlarını yavaş yavaş ele almaya başladık. Bir sürü başarılı mimarı görüp, özenerek bakıyoruz, madem öğrenci tabanlı bir dergiyiz dedik, başarılı insanların öğrenci kimliklerini ele almak istedik. Bunun dışında piyasadaki mimar, iç mimar, müteahhit ve inşaat mühendislerinin ilişkilerini ele alan bir kısım eklemek hedeflerimiz arasında. Bu konudaki meşhur anlaşmazlıkların derinine inmeyi düşünüyoruz.

Derginizin yazarlarında ne gibi nitelikler arıyorsunuz ve derginizde yazar olmak isteyen öğrenciler sizlere nasıl ulaşabilirler?
Her şeyden önce zaman yönetimlerinin iyi olmasını arıyoruz. Ağır bir bölümde okuyoruz ve bu tip bir iş ikinci plana atılırsa sekteye uğruyor. Şu anki yazarlardan memnunuz, gerçekten isteyen insan bir şekilde vakit ayırmasını biliyor, veya iş değil de keyif aldığı bir şey gibi gören insana bu kadar çalışmak koymuyor diyelim. Onun dışında hepimiz yapıcı eleştiriye açık bir ortam yarattık. Kimse kimseye üstten bakmıyor veya kimse kimseyi yargılamıyor, öncelikle buluşmalardan önce “ekstra” olarak nitelendirilebilecek egoları veya vurdum duymazlıkları kapı önünde bırakıyoruz. Herkesin birbirine yardımcı olduğu bir ortamda, kaliteli yazılar çıkarmak daha kolay oluyor. Bundan sonrası, konulara bakış açılarımızı tartışıp geliştirerek, yapılandırarak nasıl bir yazı çıkarmak istediğimizle alakalı. Zaten hem kulübümüzdeki, hem de dergimizdeki herkes kültürlü ve kendini geliştirmeye açık insanlar, vaziyet de böyle destekleyici olunca pozitif yazılar çıkarmak rahat oluyor. Pafta Magazine’de yazar olmak isteyen öğrenciler info@paftamag.com adresine mail gönderebilirler!

PAFTA MAGAZINE, BİR MİMARLIK ÖĞRENCİSİNİN GÖZÜNDEN FİNLANDİYA (Sena Kılıç)

Leave a Reply