FRANK_Selected_Cannes_Still_-_F_30January_0224R.jpg_cmyk

“Karmaşık sayılar,

Kaşındıran pantolonlar,

Hepinizi seviyorum.”

Ankaralı’yı her gün bağımsız filmlerle buluşturan Başka Sinema bu ay ‘Frank’ı perdesine taşıyor.

Inglourious Basterds, X-Men: First Class gibi filmlerden tanıyacağınız Michael Fassbender’in başrolünde oynadığı Frank uçuk ve eşsiz bir komedi. Oldukça özgün senaryo ve oyunculuklarla birleştiğinde ortaya daha önce izlemediğiniz absürtlükte muhteşem bir iş çıkmış.

Bu çılgın, bağımsız filmin konusuna gelirsek şöyle;

Jon (Domhnall Gleeson) müzik dünyasına girmenin yollarını arayan, kendi şarkılarını yazan (yazmaya çalışan desek daha doğru olur) kendi halinde bir adamdır. Bir gün karşısına reddedemeyeceği bir fırsat çıkar, ‘Soronprfbs’ isimli grubun klavyecisi biraz önce karşısında kendini boğarak öldürmeye çalışmıştır ve grubun yeni bir klavyeciye ihtiyacı vardır. Grupla beraber göl kenarında bir evde albüm çalışmalarına başlayan Jon, grubun lideri Frank’e (Michael Fassbender) hayrandır.

Frank, Frank, Frank…images

Sinema’da gördüğüm en ilginç karakter olmaya aday! Daha önce akıl hastanesinde yatmış, raporlu olarak 7/24 kafasında maske-oyuncak kafa ile dolaşan Frank tam bir müzik aşığı. Grubuyla beraber bağımsız müzikler yapan Frank doğadan ve hayatın her anından ilham alıyor. Grup arkadaşlarının içlerindeki müziği keşfedip en iyisini ortaya çıkarmak için en olmadık yöntemleri kullanıyor. Onları tavuk gibi gıdaklarken, birbirlerini sopalarla kovalarken, hatta bir dövüş kulübü sahnesinin ortasında bulabilirsiniz. Bu dövüşlerden sağ salim çıkmak için güvenli kelimeleri bile var, Çinçilla!

Jon, Frank’ten ve yöntemlerinden oldukça etkilenir ve gizlice videoya çekip Youtube’a yüklemeye başlar. Gitgide artan izleyici sayıları Jon’u cesaretlendirir ve gruptakilere artık izleyici önüne çıkma zamanlarının geldiğini söyler. Kendi kabuklarının içinde yaşamaya alışmış grup, zamanla güzel günlerini geride bırakacaktır.

 

Filmin sonunda Michael Fassbender tarafından seslendirilen özgün ve ağza takılan şarkı;

 

Filmin diğer çılgın karakterlerine gelirsek Frank’e âşık Clara (Maggie Gyllenhaal), gayet iyi İngilizce anlayan ama sadece Fransızca konuşan Baraque (François Civil), filmin sonuna kadar neredeyse hiç konuşmayan Nana (Carla Azar) ve sadece cansız mankenlerle sevişen Don (Scoot McNairy)…

Yönetmenliğini Lenny Abrahamson’un yaptığı 2014 yapımı İngiltere-İrlanda ortak yapımı filmin süresi 95 dk ve olur da Büyülü Fener’de izlerseniz hiç ara verilmiyor.

Başka Sinema altında Ankara Kızılay Büyülü Fener’de izleyebileceğiniz ‘Frank’ gelmiş geçmiş en çılgın ve absürt filmlerden biri olmaya aday. Fragmanını izlemeden geçmeyin!

 

http://www.youtube.com/watch?v=M1sXLdcLLf8

 

Daha ne bekliyorsunuz, artık Ankaralı’ya her gün festival!

Leave a Reply