Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sadece 4 gün kaldı.  Belki de tarihin en az bilinmeyenli seçimine giriyoruz. En radikal Erdoğan karşıtları bile Erdoğan’ın seçimi kaybetme ihtimalini sıfıra yakın görüyor.  Seçimin galibinin ve yeni cumhurbaşkanının Recep Tayyip Erdoğan olacağı neredeyse kesin.

Ancak bu en az bilinmeyenli seçimi bile heyecanlı hale getirmek mümkün. Pazar gününü iple çekmemi sağlayan bu bilinmeyenler Türk siyasetinde yakın geleceğe damga vurabilecek potansiyele sahip. Dolayısıyla bizleri  sandığımızdan daha önemli bir seçim bekliyor.

Pazar akşamı neler mi öğreneceğiz?

erdogan_8783_1

Erdoğan geçtiğimiz gün İstanbul’da büyük bir kalabalığa hitap etti.

Evvela seçimin ikinci tura kalıp kalamayacağını, yani  Erdoğan’ın %50 üstü oy alıp alamayacağı belli olacak.  Mevzuya sadece “Aman canım 1.tur olmazsa 2.turda olacak”  mantığıyla bakmamak gerek. Seçimin ikinci tura kalması muhalefetin Erdoğan karşısında az da olsa bir işlevsellik gösterebildiğinin kanıtı olacak. Bugün pek bir kendinden emin, pek bir rahat olan Erdoğan ve ekibini inceden de olsa bir telaş saracak. İkinci turda gelecek olan cumhurbaşkanlığının “sandığın ustası” olarak bilinen Erdoğan’da buruk bir sevinç oluşturacağına eminim. Yok eğer zafer ilk turda gelirse o zaman demeyin reisin keyfine… “Bunların alayı birleşti de bizim yanımıza yaklaşamadı!” haykırışlarını şimdiden işitiyor gibiyim.

Daha da önemlisi Erdoğan’ın alacağı %50 üstü oy oranı kendisinin özellikle Gezi Olayları süreci boyunca inatla uyguladığı kendi seçmenini konsolide etme politikasını meşrulaştıracak. “Bizim oyumuz bize yeter” yaklaşımı kendini haklı çıkartacak.

Seçimin ikinci tura kalıp kalamayacağı en az Erdoğan kadar muhalefet  için de büyük önem arz ediyor. İlk turda olası bir ezici Erdoğan zaferi CHP ve MHP yönetimleri için büyük bir yıkıma yol açabilir. Şimdilik sessizliğe bürünen ulusalcıların seçim sonrası duyulacak kurultay çığlıklarına Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne kadar dayanabileceği merak konusu.  Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na nazaran daha rahat olsa da onun için de tehlike çanları her zamankinden daha hızlı çalmaya başladı. Bu yüzden pazar akşamı ortaya çıkacak sonuç CHP ve MHP için de büyük önem arz ediyor.

2014-03-26-demirtas-rekor-kirdi

Demirtaş’ın alacağı oy oranı büyük merakla bekleniyor.

Aslında bu seçimin en önemli aktörü ve muhtemel kazananı Selahattin Demirtaş. Kürt hareketi bu seçim sürecinde çok farklı bir sınav veriyor. Bugüne dek hiç gitmediği yerlere, hiç ulaşamadığı kesimlere ulaşmış ve kayda değer bir sempati oluşturmuş durumda. Selahattin Demirtaş çıtasını Kürt siyasal hareketinin bugüne kadar oy aldığı grupların çok yukarılarına çıkarttı. Hiç kuşkusuz eğer bu seçim ikinci tura kalırsa bunda en büyük pay Demirtaş’a ait olacak. Ve elbette yeni dönemde Demirtaş yakaladığı bu ivmenin siyasi mükafatını  Erdoğan ve hükümetinin ciddiyetine daha fazla mazhar olarak alacak.

Son olarak Erdoğan’ın alacağı oy oranının önemli olduğu gibi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun göstereceği performans da oldukça önemli. CHP ve MHP’nin toplam oy potansiyeli %40 oy oranının biraz üstünde. Destek veren diğer partileri de hesaba katarsak normal şartlarda İhsanoğlu’nun %40 oyun üzerine rahatlıkla çıkması gerek. Ancak her iki partinin tabanlarında da ciddi kaymalar olabilir. İşte bu kaymaların boyutunu anlamak açısından da bu seçim önemli bir deneyim olacak. Özellikle CHP seçmeninin bu seçime göstereceği ilgi herkes tarafından merak edilen bir konu.

Uzun lafın kısası pazar günü gerçekleşecek olan seçim tüm bu soruları yanıtlamaya gebe. “Sonucu belli nasıl olsa…” diyerek geçiştirmemek lazım.

Bir sonucun elde ediliş süreci, akıllara gelmeyecek yeni sonuçlara zemin hazırlar.

 

 

 

 

 

Leave a Reply